Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2005/10591 E. 2006/1576 K. 20.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/10591
KARAR NO : 2006/1576
KARAR TARİHİ : 20.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.7.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 22.3.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, muris muvazaası nedeniyle 1 ve 4 parsellerin tapu kayıt iptali ve tescil, olmadığı takdirde 1 parselin üzerindeki yapı nedeniyle davacılardan … ‘e temliken tescil istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece, muris muvazaası iddiasıyla açılan davanın reddine davalı …’in kabulü nedeniyle 1 parseldeki davalı …’in 1/2 payına isabet eden miktarın 1000 metrekarelik bölümüne ait kaydın iptaliyle davacılar adına tesciline karar verilmiş hükmü davacılar temyiz etmiştir.
Bir kısım davacıların davalı … aleyhine Serik Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/388 esasında açtıkları dava tenkis hukuki sebebine dayanılarak açılmıştır. Her ne kadar bu davada da 1 ve 4 parseller dava konusu yapılmışsa da temyize konu bu davada muris muvazaası iddiasına dayanılmıştır. HUMK.nun 237. maddesince kesin hükmün varlığından söz edebilmek için davanın tarafları, konusu ve dayanılan hukuki sebebin aynı olması gerekir. Oysa, ilk açılan davada dayanılan hukuki sebep tenkis iken bu davada muris muvazaası iddiasına dayanılmıştır. O halde, olayda kesin hüküm olgusu yoktur. Davacıların muris muvazaası iddiasıyla açtıkları bu davanın da esestan incelenerek sonuca bağlanması gerekir.
Yukarıda söylendiği üzere bu davada muris muvazaası ikinci kademedeki istek olarakta 1 parsel üzerine davacılardan Muharrem İşbilir’in yaptığı yapı nedeniyle temliken davacılardan Muharrem İşbilir adına tescil talep edilmiştir. Değişik bir anlatımla Muharrem İşbilir dışındaki davacıların temliken tescil iddiasıyla ileri sürdükleri bir talepleri bulunmamaktadır. Mahkemece her ne kadar bir kısım taraflar arasında düzenlenen 5.1.1981 tarihli sözleşme ve davalı vekilinin 25.3.2004 tarihli oturumdaki kabul
./..

2005/10591-2006/1576 -2-

beyanı gözetilerek istek kısmen hüküm altına alınmış ise de, 9.8.2004 tarihli krokide 1000 metrekare olarak gösterilip kırmızıyla boyanan (D) harfli bu bölümün parselden terkedilmek suretiyle tescilinin mümkün olmadığı Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün verdiği yanıtla sabittir. 3194 sayılı İmar Kanunun 18/son ve 18. madde yönetmeliği hükümlerine göre ifrazen tescili olanaklı görülmeyen imar planı olmayan bu yerlerin yapılaşma amacıyla hisse verilerek tesciline de olanak yoktur. Kamu düzenine aykırı bir hukuki sonuç doğuracak bir davanın kabulü HUMK.nun 95/2 maddesince geçerli değildir. Bundan dolayı mahkemenin krokide (D) harfli bölümü hem tüm davacılar adına tescili HUMK.nun 72. maddesine ve hem de 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddelerine aykırı olmuştur. Ne var ki; davalının bu konuda temyizi olmadığından yasaya aykırılıklar bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Ancak; HUMK.nun 388 ve 389. madde hükümleri uyarınca hükümde taraflara yüklenilen hak ve borçların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Yoksa hükmün infaz olanağından bahsedilemez. Açıkça belirtmek gerekirse kurulan hüküm fıkrasının 1 bendinin infaz olanağı yoktur. İnfazı mümkün olmayacak ve tarafları yeni bazı çekişmelere götürecek biçimde hüküm tesisi de doğru olmamış kararın kabul şekline göre de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacıların muris muvazaasına ilişkin taleplerini inceleyip sonuçlandırmak, bu mümkün bulunmazsa ikinci kademedeki davacılardan Muharrem İşbilir’in temliken tescil istemini değerlendirerek infaza elverişli hüküm kurmak olmalıdır.
Karar açıklanan tüm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.