Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/4095 E. 2006/5380 K. 08.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4095
KARAR NO : 2006/5380
KARAR TARİHİ : 08.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.8.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırkende aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, 8.8.2005 tarihli dilekçesiyle 561 parsel sayılı 17970 m2 tarla cinsiyle tapuda 1/4 hisse …. Kızı ……. yazılı murisinin adının ve baba adının nüfus kaydına uygun olarak … kızı……. şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının aynı konuda 2004/167 Esas-2005/153 Karar sayılı HUMK.nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, dair karar ile neticelenen dosyada delillerin toplanmış olduğu nedeniyle bu dosya getirtilerek yapılan incelemeye göre davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup, kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarından mülkiyet nakline meydan vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi isetenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının saptanması gerekir.
Öncelikle davacı murisinin tapu maliki olduğu beyan edilen … kızı …ın oğlu olduğu belertildiğine göre, muris …’ın 1983/258-259 sayılı veraset ilamı kararında anne ismi …..olarak geçmesine rağmen, nüfus kaydında ve 2003/259-252 sayılı veraset ilamında yine aynı muris …’ın anne ismi … olarak geçmekte olup, aradaki çelişkinin sebebi araştırılmamıştır. Diğer yandan dava konusu 561 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı içeriğinde belirtilen intikallere göre kök muris Mercan oğlu …’nin birinci ve ikinci eşini ve çocuklarını gösteren aile nüfus kayıtları getirtilip davacı murisi olduğu beyan edilen … kızı Anakız Doğanay’ın getirtilecek aile nüfus kaydı ile aradaki bağlantının kurulması gerekir. Ayrıca şahitlere tapulama tutanağı içeriği açıkça okunarak getirtilecek nüfus kayıtları ile irtibatlı olarak denetime elverişli beyanlarının alınması, tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise şahitler ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenip keşif yapılarak yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda sonucu varılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 8.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.