YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/47
KARAR NO : 2022/8595
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kişilerce açılan
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Bursa İli … İlçesi …. Köyü 1881 parsel sayılı taşınmaz, 9825,83 m² yüzölçümü ile 2014 yılında Hazine adına tarla vasfı ile tescil edilmiştir.
Davacı … vekili, dava konusu 1881 parsel sayılı taşınmazın vekil edeni tarafından imar ve ihya edilerek zeytinlik haline getirildiğini, yaklaşık 30 yıldır vekil edeninin zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak, taşınmazın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sonunda Mahkemece; davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle; Hazine hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiş, karara karşı, davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez, davacı vekili Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararını temyiz etmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6831 sayılı Kanun’un 1/J maddesine göre, eğimi % 12’yi aşan ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılıklar orman niteliğinde olup, somut olayda ise, her ne kadar çekişmeli taşınmaz, evveliyatı itibariyle, eğimi %12’yi aşan çalılık niteliğinde olsa da, dosya arasında bulunan 23.02.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre, taşınmazın zeytin ağaçları ile kaplı olduğu, zeytin ağaçlarının kökleriyle toprağı taşkınlardan, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışlardan koruduğu, toprağın taşınmasını engellediği, strüktür ve tekstürünün bozulmasını önlediği için dava konusu yerde erozyon sözkonusu olmadığı, 07.02.2018 tarihli jeoloji mühendisi bilirkişi raporuna göre taşınmazın %12-18 eğimli olup heyelan ve erozyon riskinin bulunmadığı, 08.02.2018 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın hafif eğimli kumlu-tınlı sığ derinlikte toprak yapısında olduğu, tarımsal toprak karakterine sahip olduğu, üzerinde 45-50 yaşlarında düzenli dikilmiş … tipi zeytin ağaçlarının bulunduğu bildirilmiş olup, tüm bu hususlar dolayısıyla taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşımadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, evveliyatı orman vasfında olmayan taşınmazla ilgili olarak, dosyadaki belgelerden, dava tarihi olan 24.05.2016 tarihinden geriye doğru 20 yıllık süre içinde davacının taşınmazda zilyet bulunduğu ve davacı yararına imar ve ihya ile kazanmayı sağlayan koşulların oluştuğu anlaşıldığından, Hazine hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 31.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.