YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15277
KARAR NO : 2022/9957
KARAR TARİHİ : 08.12.2022
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine şeklinde karar verilmiş olup, bu kez Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … tarafından, kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca tescil harici bırakılan Çorum ili …., ilçesi … Mahallesinde bulunan 443,93 m2’lik alana ilişkin olarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyekliğine dayanılarak, …., Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapusuz taşınmazın tescili istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin 2003/41 Esas ve 2004/24 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne ve taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine davacı 22.09.2016 tarihinde hükmün infazı talebinde bulunmuş ve Kadastro Müdürlüğünce, 2011 yılında yapılıp kesinleşen uygulama kadastrosunda taşınmazın komşu parsellerle mükerrer kısımlarının bulunduğunun tespit edildiği ve bu nedenle taşınmazın yüzölçümünün mükerrer kısımlarının düzeltilerek infaz edilebileceği belirtilmiştir.
Bunun üzerine; davacı …, uygulama kadastrosu sırasında, kesinleşen mahkeme ilamına aykırı olarak tespit yapıldığını ve kendi taşınmazında 234 ada 2 parsel (eski 5270 parsel) lehine 3.39 m2 ve 234 ada 1 parsel (eski 115 parsel) lehine 14,05 m2 artış olup dava konusu taşınmazın yüzölçümünün ise azaldığını ileri sürerek, uygulama kadastrosunda yapılan hataların giderilmesi suretiyle taşınmazın yüzölçümünün eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının son celsede mükerrer kısımlara ilişkin talebinden vazgeçerek sadece A ile gösterilen alana ilişkin tescil talebinde bulunması ve C harfi ile gösterilen alanın davacının maliki olduğu taşınmaz içinde kalması nedeniyle, davanın kısmen kabulü ile A harfi ile gösterilen 426,49 m2 ve C harfi ile gösterilen 14,05 m2′ lik alanın davacı adına tesciline karar verilmiş, hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı lehine tescil kararı verilen C harfi ile gösterilen alanın 234 ada 1 parsel kapsamında kaldığının ve bu parselin malikinin de davacı olduğunun anlaşılması karşısında, hukuki yarar bulunmadığından hüküm kurulmasının doğru olmadığı, kaldı ki diğer parselden de iptaline karar verilmediğinden infazda tereddüt oluşturacağı belirtilerek, kamu düzeni gereği yapılan inceleme nedeniyle İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına ve A ile gösterilen 234 ada 1 parselin kuzeyinde bulunan 426,49 m2’lik alanın davacı adına tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 59.30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 21.40 TL’nin temyiz eden davacı …’tan alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.