YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9189
KARAR NO : 2022/9820
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Dairemizin 21.03.2022 gün ve 2022/796 Esas, 2022/2150 Karar sayılı kanun yararına bozma talebenin reddi kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16.09.2022 tarihli KD-2021/131724 sayılı itiraznamesi ile gönderilen dosya incelendi.
Mağdurlar …, …, …, katılan …’ı olası kasten yaralama suçundan sanık … Kaplı’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 21/2, 62. maddeleri gereğince 4 defa 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli ve 2019/720 Esas, 2020/553 Karar sayılı kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2022 tarihli ve 2021/13174 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmesi üzerine; Dairemizin 21.03.2022 gün ve 2022/796 Esas, 2022/2150 Karar sayılı kararıyla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu karara karşı; kanun yararına bozma istemi konusunun, hakimin kanaat ve takdir yetkisi kapsamında bulunmadığından kararın kanun yararına bozulması kanaati ile 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca dosya itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir.
Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.(Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; sanık … Kaplı hakkında, mahkemece yargılama yapılarak deliller usulünce değerlendirilerek mağdurlar …, …, …, katılan …’ı olası kastla basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralama eyleminden 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 21/2, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kanun yararına bozmaya konu edilen mahkumiyet kararındaki ileri sürülen hukuka aykırılığın hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu, mahkemenin de olayda delilleri değerlendirerek sanığı cezalandırdığı ve takdir hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen 16.09.2022 tarihli KD-2021/131724 sayılı itirazının REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki Dairemizin 21.03.2022 gün ve 2022/796 Esas,
2022/2150 Karar sayılı red kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 12.12.2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanık … Kaplı hakkında Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/720 E-553 K. sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararları kesinleşmiş olup bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi Dairemizce oy birliği ile reddolunmuştur.
Bu kez de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Dairemizin red kararına itiraz edilmiş olmakla itiraza konu olayda sanık hakkında suçun vasıflandırılmasında hataya düşüldüğü bu hususun hakimin takdiri kapsamında kalmayıp maddi hukuku ilgilendirdiği bu nedenle kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin dosya kapsamına uygun olduğunu düşündüğümden itirazın kabulü ile Dairemizin 2022/796 Esas, 2150 Karar sayılı kararının kaldırılarak sanık hakkında katılan …, mağdurlar …, …, …’a yönelik olası kastla yaralama suçundan Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/720 E. 553 K. sayılı mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim. 12.12.2022