Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/3925 E. 2008/4974 K. 11.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3925
KARAR NO : 2008/4974
KARAR TARİHİ : 11.04.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.04.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, maliki bulunduğu 238 ada 20 parsel sayılı taşınmazına sınır komşusu olan 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların maliki davalının sınıra çok yakın diktiği fındık ağacının dallarının gerek kendi taşınmazına geçerek gerekse yolunu kapatmak suretiyle zarar verdiğini, davalının genel yol kenarına taş duvar yaparak yolu belli kesimlerde daralttığını ve geçişi engellediğini, diğer yandan yine davalının evinden çıkan pis suları ile çeşme ve … sularının eski su kanalları toprakla kapatılarak güzergah değiştirildiği için taşınmazına ve evine doğru akarak zarar verdiğini, davalıya ait foseptik çukurunun da evine çok yakın olup koku ve … kirliliği açısından tehlike yarattığını ileri sürerek, açıklanan şekilde oluşan tüm el atmasının önlenmesini, fındık ağacının dallarının kesilmesini, yola tecavüzlü duvarın kal’ini, foseptik çukurunun kaldırılmasını ve … suların eski mecrasına alınmasını istemiştir.
Mahkemece, fındık ağacının davalı parseli içinde bulunduğu, davacı taşınmazına yaptığı gölgenin başlı başına müdahale sayılmayacağı, duvarın davalıya ait 14 parsel sayılı taşınmaz sınırında yer aldığı ve davacının taşınmazına müdahalesinin bulunmadığı, foseptik çukuru ve kanalın keşifte gösterilmediği ve davacı tarafından ne şekilde zarar verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Medeni Kanunun 683.(önceki Medeni Kanunun 618.) maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırları içinde kullanılabileceğini düzenlemiştir. Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde “Kullanım biçimi” başlığı altında yer … 737.(önceki Medeni Kanunun 661.) maddesi “Herkes taşınmaz mülkiyetinden … yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan …, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan … denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir. Diğer yandan aynı kanunun 740.maddesi başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin … kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla giderilmesini de isteyebilir. Burada esaslı unsur zarar görmedir. Mahkemece, davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak yada köklerin geçmesi nedeniyle, davacı taşınmazında verim kaydının olup olmadığı saptanmalıdır.
Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.
Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece kurulacak hükümde, zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Davacı, tüm bu açıklanan hususlar ile birlikte yola elatmanın önlenmesi ve duvarın kali isteminde de bulunmuştur. Doğrudan yoldan yararlanma hakkı bulunan ve bu hakkı engellenen kişilerin dava açmakta hukuki yararları vardır. Davacı çekişmeli yerin (yolun) bitişiğindeki taşınmazın maliki olduğundan bu yoldan doğrudan yararlanma hakkı vardır. Bu nedenle, eldeki davayı açma hakkının bulunduğunun kabulü gerekir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince;
Mahallinde yapılan keşifte hazır edilen teknik bilirkişiler iddia edilen konularda tatmin edici rapor vermişlerdir. Ne var ki, bu raporlarda belirtilen kusurlar … bilirkişisi tarafından çizilen krokide gösterilmemiştir. Sadece 26.06.2007 tarihli krokili raporda kırmızı … olarak gösterilen ve davalı tarafından yapılan duvarın yine krokide görülen ve davacının 20 parsel sayılı taşınmazına kadar ulaşan çıkmaz yolun 2.32 m2’lik kısmın … olduğu belirtilmiştir. Davanın kabulü halinde, infaz için reddi halinde ise taraflar bakımından kesinleşen hükmün neleri kapsayıp kapsamadığını ölçekli kroki ortaya koyacaktır.
… mühendisi bilirkişi 05.07.2007 günlü raporunda dava konusu fındık ocağının davalı taşınmazında bulunmakla birlikte davalının çıkmaz yola olan sınırında ve davacının 20 parselinin sınırına bitişik olduğu, 45-50 yaşlarında ve 4-5 metre boylarındaki geniş taç yaprak ihtiva eden bu ağacın dallarının davacı parseline geçerek gölge yapmak suretiyle … ışınlarını engellediği ve ürün kaybına neden olduğu, bununla birlikte çıkmaz yolun üzerine uzanan dalları ile de araç geçişin engellediği hususları açıklıkla saptanmıştır.
… Sağlık Teknisyeni bilirkişi de 06.07.2007 günlü raporunda taraf taşınmazlarının bulunduğu arazinin eğimli oluşundan dolayı bölgede kanalizasyon sisteminin bulunmadığını, davalıya ait tuvalet ve mutfaktan çıkan pis su akarlarının yolun alt kısmında bulunan … arazisi üzerinde yaptığı nizami olmayan bu foseptik çukuruna bağlayarak üzerini dal ve yapraklarla kapattığını, ne var ki, bu kirli suların foseptik çukurundan sızarak çevreye yayıldığını, … ve insan sağlığı yönünden sakıncalı olduğunu belirleyerek açıklamıştır.
O halde, yerinde yeniden keşif yapılmalı, … bilirkişiye çekişme konusu olan tüm konularda keşfi izlemeye ve infaza elverişli kroki düzenlettirilmeli, fındık ağacının yeri krokide işaretlenerek davacı taşınmazına ve genel yola verdiği zarar belirlendiğine göre ziraatçı bilirkişiden bu zararın giderim şekline yönelik ek rapor alınmalıdır. Davalının krokide gösterildiği biçimde kamuya ait yola duvar yaparak elattığı sabit olmakla bu yöndeki istemin de kabulüne karar verilmelidir. Diğer yandan davalının … sularının ulaştığı ve toplandığı foseptik çukuru da krokide gösterilerek bu zararlı davranışın giderim şeklininde … sağlık teknisyeni bilirkişiden alınacak ek raporda gösterilmesi ve açıklanması istenmelidir. Davalının … sularının toplandığı yerin … sağlığını olumsuz yönde etkilediği açık olmasına rağmen krokide yer almadığından söz edilerek, mahkemece yaptırılması gereken işlerin eksik bırakılmasının istemin bu bölümü hakkında davanın reddine gerekçe yapılması yargıdan beklenen amaca uygun düşmez.
Dosyada mevcut bilirkişi raporları ile davalının komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım biçimi saptandığından, zararlı davranışın giderim şekli ve taraf yükümlülükleri yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek belirlenmeli ve dava kabul edilmelidir. Elatmayı ve komşuluk hukukuna aykırılığı saptayan bilirkişi raporları varken yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 11.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.