YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15293
KARAR NO : 2007/1225
KARAR TARİHİ : 13.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.3.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istemi ile açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı … Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz 1274 parsel numarası ile 8151 metrekare olarak tapu sicilinde hükmen 18.12.1996 tarihinde İbrahim İçen adına tescil edilmiş, kayıt malikinin 08.04.1997 tarihindeki satışı sonucu davacı ….., adına gitmiştir. Davacının 08.04.1997 tarihinde satın aldığı 1274 parselin yüzölçümü tapuda 8151 metrekare olarak işlenmiştir.
İncelenen Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/126 sayılı dosyasından İbrahim İçen’in Hazine, köy tüzel kişiliği ve Orman Genel Müdürlüğü aleyhine Türk Medeni Kanununun 713.maddesine dayanarak tapulama dışı kalan yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescili için dava açtığı, mahkemece davanın kabul edildiği, dava konusu taşınmazın haritaya bağlanıp 8151 metrekare yüzölçümünde davacı adına tesciline karar verildiği görülmektedir.
Bu anlatımdan çıkan sonuca göre dava konusu taşınmazın sicili kadastrol bir işlem sonucu değil, mahkeme hükmü ile çapa bağlanarak oluşturulmuştur. Hükmü davacının bayii olan İbrahim İçen çap miktarının kurulan hükümdeki miktardan fazla olduğu gerekçesiyle temyiz etmemiş, miktardaki eksikliğin maddi hatadan kaynaklandığını, ileri sürerek maddi hatanın HUMK.nun 455.maddesi uyarınca tavzih yolu ile giderilmesini de mahkemeden istememiştir. Dava konusu taşınmazın tapu siciline tescili az yukarıda sözü edildiği üzere, kadastrol işlemle yapılmadığından davacının ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası iddiası ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesinden yararlanarak Kadastro Müdürlüğünden düzeltme talebinde bulunma olanağı yoktur. Diğer taraftan, 5520 sayılı Yasa ile değişik Tapu Kanununun 31.maddesi uyarınca tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilmesi bir taşınmaz malın gerçek yüzölçümünün tapu sicilindekinden daha az veya fazla olması gerçeğin tapu sicilinde yazılı yüzölçümü ile örtüşmemesi dava konusu taşınmazın sınırdaki taşınmazlarla da bir çekişmesinin bulunmaması halinde olanaklıdır.
Somut olayda, 1274 parsel sayılı taşınmaz çapa bağlanarak tapuya tescil edildiğinden taşınmaz malın yüzölçümü çap kaydının uygulaması ile belirlenir ise de, 5520 sayılı Yasa ile değişik Tapu Kanununun 31.maddesine dayanılarak miktarında düzeltme istenemez.
Kısaca 1274 parsel sayılı taşınmazın daha önce açılan tescil davası sonucu yüzölçümü 8151 metrekare olarak belirlenip bu miktar üzerinden davacının bayileri adına tescil edildiğinden davacının taşınmaz mal yüzölçümünün Tapu Sicilinde yazılı olduğu miktardan fazla olduğuna ilişkin iddiası dinlenemez. Davanın açıklanan bu nedenle reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 13.2.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.