YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12085
KARAR NO : 2007/13092
KARAR TARİHİ : 01.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.12.1998 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, paydaşı oldukları 49 parsel sayılı taşınmazın yola bağlantısı bulunmadığından geçit hakkı; taşınmazı sulayabilmek için de davalılara ait taşınmazların sınırında bulunan arktan mecra hakkı kurulmasını istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalılar … ve …’nın maliki olduğu 48 parsel sayılı taşınmazdan geçit ve mecra hakkı kurulmuş, hükmü davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı ve Türk Medeni Kanunu’nun 744. maddesi uyarınca mecra irtifak hakkı kurulması istemine ilişkindir.
1-Geçit ile mecranın hakkının işlevleri birbirinden tamamen farklı olup, ikisinin aynı güzergahtan kurulmasında bir zorunluluk bulunmamaktadır. Mutlak geçit ihtiyacı içinde olan 49 parsel sayılı taşınmazın paydaş maliklerinden davacı …, anne ve kardeşleri ile birlikte 52 parsel sayılı taşınmazında paydaşıdır. Hükme esas alınan 28.04.2006 tarihli bilirkişi raporunda geçit ve mecra seçeneği olarak gösterilen (A) ile işaretli … ile boyalı 52 parselin yola cephesi bulunduğu ve geçit ile mecra hakkının kurulduğu taşınmazdan daha kısa olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda geçit ile mecra hakkının aynı güzergahtan kurulacağı düşüncesi ile bu seçenek iki taşınmaz arasındaki kot farkı nedeniyle suyun doğal akışına engel teşkil etmesinden ötürü mecra hakkı kurulmasına uygun görülmemiştir.
Mecra için uygun görülmeyen bu yer, iki taşınmaz arasındaki 93cm olan yükseklik farkı az bir çaba ile geçide uygun hale getirilebilecek durumda olduğundan, mecranın başka bir yerden geçirilmesi düşünülmek suretiyle geçidin buradan kurulması üzerinde durmak gerekir. Geçit ile yükümlendirilecek olan 52 parsel numaralı taşınmazda davacılardan …’in de paydaş bulunması nedeniyle külfete katlanma bakımından 52 parsel numaralı taşınmaz üzerinden geçit tesisi hak ve adalete daha uygundur. Ne var ki, 52 ve 51 parsel malikleri eldeki davada taraf olmadıklarından davacı tarafa harcı alınacak bir dilekçe ile bu taşınmaz maliklerinin davaya katılımı sağlanmalı, göstermeleri halinde onların delilleri de toplandıktan sonra başkaca engel bulunmaması halinde geçidin bu yerden kurulması düşünülmelidir.
Mecra ve geçit için seçilerek hüküm altına alınan yer krokide (D) harfi ile gösterilmiş olup, mecra geçirme bakımından davacı taşınmazına su götürme bakımından en uygun seçeneğin burası olduğu bilirkişiler tarafından da uygun bulunmuştur. Ne var ki, geçit ve mecra birlikte düşünülerek uygun bulunan bu yerde geçit seçeneği başka yöne kaydırılacağı cihetle sadece mecra için 1 metrelik genişliğin krokiye işaret ettirilerek geçirilecek mecraya ilişkin toplam alan böylece ortaya çıkarıldıktan sonra infaza elverişli krokiler yaptırılarak yükümlü taşınmaz maliklerine ödenmesi gereken bedeller de ayrı ayrı hesap ettirilerek bunların mahkeme veznesine depo ettirilmeleri sağlandıktan sonra yeni bir hüküm kurulmalıdır.
2-Kabule göre de;
Dava 28.04.1998 tarihinde açılmış, Mahkemece, dava tarihindeki değer üzerinden geçit ve mecra hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmaz değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçtiği anlaşılmaktadır. Mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağından hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 1.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.