Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/8113 E. 2007/9025 K. 10.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8113
KARAR NO : 2007/9025
KARAR TARİHİ : 10.07.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 1.6.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki intifa hakkına ilişkin kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydındaki intifa hakkı şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Davacı, 1422 parsel sayılı taşınmaz kaydında 1948 yılında kurulmuş intifa hakkı bulunduğunu, bu hakkın kim veya kimler tarafından ne amaçla kurulduğunun tespit edilemediğini, intifa hakkının taşınmaz kapsamı dışında kaldığını ve amacının ortadan kalktığını ileri sürerek kaydın terkinini istemiştir.
Davanın kabulüne dair karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanununun 794.maddesi uyarınca intifa hakkı, belirli bir gerçek ya da tüzel kişiye, hakkın konusunu oluşturan ve başkasına ait eşya üzerinde tam olarak kullanma ve yararlanma yetkisi sağlayan el değiştirebilme ve miras yoluyla da geçebilme olanağı bulunmayan bir ayni haktır.
Taşınmazlardaki intifa hakkı tescil ile kurulur. Konusu taşınmaz olan intifa hakkını kurma borcunu yükleyen sözleşmenin de kamusal biçimde (resmi biçimde) düzenlenmesi gerekir. İntifa hakkının doğması ve varlığı için tescil gereklidir.
İntifa hakkının ortadan kalkması ise; taşınmazın büsbütün ortadan kalkması, intifa süresinin dolması, hak sahibinin kişiliğinin son bulması, kamulaştırma, cebri icra terkin ve mahkeme kararı ile olur.
Eldeki davada da, dava konusu taşınmaz üzerinde 1948 yılında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yararına intifa hakkı tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davacı şimdi Tapu Sicil Müdürlüğünü hasım göstererek intifa hakkına konu yerin taşınmaz kapsamı dışında kaldığı, amacının ortadan kalkdığı iddiaları ile kaydın terkinini istemektedir. Davacının başlangıçta ileri sürdüğü gibi intifa hakkının kim yada kimler yararına kurulduğu ve amacının ne olduğununun saptanamadığı iddiası intifa hakkının tesciline dayanak belgeler karşısında yerinde değildir. Bu hakkın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yararına olduğu kayıtlardan açıkça anlaşılmaktadır. O halde, davanın da kayıtta hak sahibi olan kişiye yöneltilmesi gerekir. Tapu Sicil Müdürlüğü somut olayda davacının korunmasını istediği subjektif hakkını ihlal eden veya tehlikeye sokan kişi konumunda değildir. Mülkiyet hakkının haksız olarak sınırlandırıldığı iddiasının, bu sınırlandırmada yararı olan kişiye, diğer bir anlatımla intifa hakkı sahibi olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekir. Mahkemece bu olgu gözardı edilerek pasif husumet ehliyeti bulunmayan Tapu Sicil Müdürlüğüne karşı açılan davada husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Karar bozulmalıdır.
SONUC: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.