YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7956
KARAR NO : 2007/9026
KARAR TARİHİ : 10.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapukaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydında isim düzeltilmesine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Eldeki davada davacılar 135 parsel sayılı tşınmaz maliklerinden … oğlu … isiminin … oğlu … olarak, … oğlu … isminin … kızı … olarak, … kızı … isminin de … kızı … olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Taşınmazın kadastro tespit tutanağı incelendiğinde senetsizden vergi kaydına dayanılarak tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece … ‘nun nüfus aile kayıt tablosu incelenmiş, tanık anlatımlarına göre de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Az yukarıda değinildiği gibi tapu kaydında malik isminin hatalı yazıldığı iddiasını içeren istemlerde kayıt düzeltilirken mülkiyet nakline sebebiyet vermemek, bu tür davaların en önemli özelliğidir. Davacıların istemleri ile maliklerin baba adı, isimleri, soyisimleri hatta …’in cinsiyetinin dahi değiştirilmesi söz konusudur. Bu durumda mahkemece daha detaylı bir inceleme yapılması öncelikle Nüfus Müdürlüğünden tapuda ismi geçen kişilerin kayıtlarının bulunup bulunmadığı sorulmalı, tapulama tespitinin dayanağı olan belge getirtilmeli, yerelinde keşif yapılarak, tapu kayıt malikleri ile isimlerinin düzeltilmesi halinde oluşacak kayıt maliklerinin aynı kişi olup olmadıkları kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulmalıdır.
Mahkemece, tüm bu yönler üzerinde durulmamış eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olduğundan karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.