YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12551
KARAR NO : 2008/16012
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davaya konu 488 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili, olmaz ise 5.100 YTL muhtesat bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile muhtesat bedelinin davalı … Hazinesinden tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; mülkiyeti Hazineye ait 488 parsel sayılı taşınmaza gerek davacıların murisi tarafından gerekse onun ölümünden sonra davacılar tarafından ağaç dikilip ev yapıldığı davacıların taşınmazı kendi mülkü zannederek iyiniyetle hareket ettikleri , ancak davalı Hazinenin taşınmazı ihale ile davalı …’e onun da diğer davalı …’e sattığı davacılara ait ağaç ile bina değerinin toprak değerinden fazla olduğu ileri sürülerek; öncelikle tapunun iptali ile davacılar adına tesciline, olmaz ise muhtesat bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın tapu iptal ve tescil istemine ilişkin kısmının bütün davalılar yönünden reddine, toplam 21.080,00 YTL olan muhtesat bedelinin ise davalı … yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Başkasının taşınmazına temelli ve kalıcı nitelikte yapı yapılması durumunda, Medeni Kanunun 684 ve 718. maddeleri uyarınca yapı; üzerinde yada altında yer aldığı ana taşınmazın tamamlayıcı parçası haline geleceğinden ana taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Yasa koyucu bu konumdaki taşınmaz maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi genel hükümlere bırakmamış Medeni Kanunun 722, 723 ve 724. özel maddelerinde düzenlemeyi uygun görmüştür. Bu özel hükümler gereğince başkasının taşınmazına yapı yapıp, ağaç diken kişinin talep hakkı aynı bir hak olmayıp, şahsi bir haktır. Bu hak taşınmazın önceki malikine karşı ileri sürülebilir ve kural olarak sebepsiz zenginleşme koşulları oluşmadığı takdirde taşınmazı alan yeni malike karşı ileri sürülemez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.11.1962 gün ve 4/140-94 sayılı kararı).
Ancak; davacıların üzerine ev yapıp ağacı diktikleri taşınmazın davalı … tarafından ihale ile diğer davalıya satıldığı sabit ise de; ihale satış şartnamesinde taşınmazın cinsinin arsa olarak belirtildiği ve taşınmaz üzerindeki ahşap ev ile 60 adet portakal ağacının davacılardan …’a ait olduğunun belirtildiği dosya kapsamı ile sabittir.
Bu durumda davalı … tarafından dava konusu taşınmazın arsa vasfı ile sadece toprak bedeli alınmak suretiyle satıldığı, sebepsiz olarak zenginleşenin davalı … değil, toprak bedelini ödemek suretiyle taşınmazı üzerindeki muhtesatla birlikte satın olan yeni malik olduğu düşünülmeden, muhtesat bedelinin davalı hazineden tahsiline karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 6.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.