Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/2522 E. 2006/4634 K. 19.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2522
KARAR NO : 2006/4634
KARAR TARİHİ : 19.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.2.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i ve muarazanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev ve yargı yolu yönünden reddine dair verilen 26.4.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davada, davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın kira sözleşmesi ve kiracılık hakkına karşı muaraza çıkardığını iddia eden davacı vaki müdahale ve muarazanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece zilyetliğinin korunmasına ilişkin talebi incelemeye görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bu istemle ilgili davanın görev noktasından, müdahale istemine ilişkin davanın da idarenin tahliyeye dair yazısının tartışılması gerekeceğinden, bununla ilgili davada idari yargı yeri görevli olduğundan yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
HUMK.nun 75 ve 76 ncı maddeleri birlikte değerlendirildiğinde bir davada maddi olayları anlatmak görevinin taraflara, mahkeme önüne getirilen ve anlatılan olaylara uygun yasa hükmünü bulup uygulama görevinin ise hakime ait olduğu açıkça görülür.
Dava dilekçesindeki anlatımlara bakılırsa davacının isteminin dayanağı dava dışı Hazineyle düzenlenen 11.8.1994 başlangıç tarihli kira sözleşmesidir. Davacı bu sözleşmeye dayanarak şahsi hakkını ileri sürüp kiracılık haklarına vaki müdahalenin ve muarazanın meni isteminde bulunmuştur. Davada Türk Medeni Kanununun 982. ve devamı maddelerinde düzenlenen ve bir başkasına karışı üstün zilyetlik
nedeniyle zilyetliğe vaki elatmanın önlenmesi dava edilmediğinden davacının elatmanın önlenmesi ile ilgili talebinin zilyetliğin korunması davası olarak değerlendirilip görevsizlik kararı verilmesi yanlıştır.
Diğer taraftan … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/90-1062 sayılı dava dosyası kapsamında davacının dayanmakta olduğu kira ilişkisinin hukuken 11.8.1997 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, az yukarıda sözü edilen kira sözleşmesi davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile değil davacı ile … Hazinesi arasındadır. Davalıya karşı bu kira ilişkisine dayanılamaz. Diğer taraftan 5393 sayılı Belediye Kanununun 79. maddesi uyarınca “Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar Kıyı Kanunu ile ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla … Bakanlığı tarafından Belediyelerin, büyük şehirlerde Büyükşehir Belediyelerinin tasarrufuna bırakılır.” Belediyenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75. maddesine göre davacının taşınmazdan tahliyesini talep yetkisi olmadığından … Hazinesi tarafından böyle bir yazı gönderilmiş olması davalı … Büyükşehir Belediyesini bağlamaz. Dolayısıyla mahkemece … Hazinesi tarafından tahliye talebiyle gönderilen yazıdan sözedilerek diğer bölüm isteğin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi de açıklanan nedenlerle doğru olmamıştır.
Mahkemece çekişmenin esası incelenerek bir karar verilmek üzere yazılı şekilde oluşturulan hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.