YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4962
KARAR NO : 2006/8335
KARAR TARİHİ : 11.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.7.2002 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması, mümkün olmadığı takdirde tadil edilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; ipoteğin kaldırılması isteminin reddine, tadil edilmesi isteminin kabulüne dair verilen 21.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.7.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av…. ile karşı taraftan davacılar vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, maliki oldukları 2275 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında bulunan “örfü belde” kaydı nedeniyle 3194 sayılı Yasanın geçici 5.maddesi uyarınca Tapu Sicil Müdürlüğünce tesis edilen kanuni ipoteğin iptali, mümkün olmadığı takdirde ipotek bedelinin tadil edilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2275 ada 38 parsel sayılı taşınmazın “örfü belde” kaydı nedeniyle kurulan kanuni ipotek bedelinin 34.962.236 T.L. olduğunun tespitine karar vermiştir.
Hükmü, davalı Jülide Okan mirasçıları Fatma Hayrünisa ve … Adil Okan vekilleri temyiz etmişlerdir.
Örfü belde, Medeni Kanundan önce mahalli sosya-ekonomik ihtiyaçlardan doğan ve zemin mülkiyeti bir şahsa üzerindeki tasarrufa konu olan şeylerin mülkiyeti ise diğer bir şahsa ait olan çifte mülkiyet sistemidir. Medeni Kanunumuzda çifte mülkiyet sistemi kabul edilmediğinden 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 5.maddesi uyarınca bu tür tasarrufların tasfiyesi yoluna gidilmiştir. Anılan madde uyarınca “Belediye hudutları mücavir sahalar içinde veya dışında bulunan … ve zeminler (örfü belde-paftası) tamamen yıkılıp yok olarak (müntafi ve münhedim) varlıklarını kaybedip, kaybetmediklerine bakılmaksızın bu kanun hükümlerine göre tasfiye olunurlar. Tasfiyeye tabi tutulan taşınmaz mallardaki zemin hakları bedele çevrilmiştir. Zemin hakkı bedeli, ait olduğu taşınmaz malın zemine ait son emlak vergi değerinin 1/5 dir. Bu şekilde belirlenecek zemin hakkı bedeli, tapu idaresince … sahibinin müracatı halinde zemin hakkı sahibi adına emaneten milli bir bankaya yatırılır. Müracaat edilmediği takdirde zemin sahibi lehine Kanuni ipotek tesis edilir.” hükmü öngörülmüştür. Kanunda … sahibinin başvurusu için bir süre tanınmamıştır. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 1477 sayılı genelgesi uyarınca … sahibinin makul bir sürede başvurusu olmadığı taktirde hesaplanacak zemin bedeli üzerinden “örfü belde” hakkı sahibi yararına kanuni ipotek tesis edilerek kütük sahifesi üzerindeki örfü belde kayıtlarının res’en terkin edileceği öngörülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 3194 sayılı imar Kanununun geçici 5.maddesi uyarınca tesis edilen kanuni ipotek bedeli miktarına ilişkindir. Anılan yasa maddesinde öngörülen “zemin hakkı bedeli, ait olduğu taşınmaz malın zeminine ait en son vergi değerinin 1/5’idir” hükmü ile zemin değeri saptanarak 1/5’i ödenmek suretiyle ikili mülkiyet sisteminin tasfiyesi amaçlandığından Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 1477 sayılı genelgesi de nazara alındığında zeminin gerçek değerinin 1/5’i üzerinden ipotek tesis edilmesi gerektiğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle, mahkemece aralarında hukukçu bir bilirkişinin de bulunduğu üç kişilik uzman bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın örfi belde kaydı nedeniyle kanuni ipoteğin tesis edildiği tarihteki gerçek değeri hesaplattırılmalı ve bu değer esas alınmak suretiyle ipotek değeri belirlenmelidir. Bu yön göz ardı edilerek 3194 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 1985 tarihinden sonra tapu kayıt maliki tarafından 1998 tarihinde verilen son emlak beyannamesindeki değer esas alınmak suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı Fatma Hayrünisa ve … Adil Okan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 450.00 YTL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 11.7.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.