YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6236
KARAR NO : 2022/19599
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ve kullanma; defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : …,…
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık …
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Onama, Bozma
Sanık … hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarına ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, Mahkemece bu suçlara ilişkin ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Katılan vekilinin temyizinin sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede:
1- Sanık …’in UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 14.09.2016 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanık …’ın 2011 ve 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; diğer sanık …’in savunmasında, …,… isimli kişilerin kendisini kandırıp fatura düzenlediklerini, sanık …’nın anılan kişiler ile birlikte hareket ettiğini beyan etmesi, sanık …’nın savunmasında 2012 yılının Şubat ila Haziran aylarında davaya konu mükellefin (…) muhasebesini tuttuğunu kabul etmesi ve mükellefin 2011/Ekim döneminde fatura düzenlediği … ’nın muhasebe işlerini sanık …’nın yürüttüğünün tespit edilmiş olması karşısında; cezanın şahsiliği ilkesine bağlı olarak sorumluluğun, suçun şeklî sorumlusuna değil, ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan kişiye ait olduğu dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarına konu faturaların asıllarının, ilgili vergi dairesi başkanlıklarından sorulmak suretiyle getirtilmesi, sanık …’ın savunmasında adları geçen …,…’nın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile duruşmada çekinme hakkı hatırlatılarak tanık olarak dinlenmeleri, sanık ve anılan kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
b) Sahte fatura düzenleme suçuna konu faturaları kullanan, sahte fatura kullanma suçuna konu faturaları düzenleyen firmalar hakkında karşıt/vergi inceleme raporları düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairelerinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
c) Aynı firmalar hakkında sahte fatura düzenleme/sahte fatura kullanma suçlarından dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
d) Faturaları kullanan/düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi/kullanılması konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması,
2) Kabule göre ;
a) Sahte fatura düzenleme ve sahte fatura düzenleme kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, her takvim yılındaki düzenleme ve kullanma fiillerinin de ayrı suçları oluşturduğu gözetilmeden, sanık … hakkında hangi suçtan ve hangi takvim yılından hüküm kurulduğu belirtilmeksizin beraate ilişkin tek hüküm kurulması yasaya aykırı,
b) Sanık …’a yüklenen suçların sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, (sanık … yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.