Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/11039 E. 2006/10309 K. 03.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11039
KARAR NO : 2006/10309
KARAR TARİHİ : 03.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.06.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, davalılar arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesiyle yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün temlik alınması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü temellük eden davacı üçüncü kişi temyiz etmiştir.
Gerçekten, yüklenici şirket ile davalı arsa sahipleri arasında biçimine uygun düzenlenmiş 8.8.1995 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunmaktadır. Bu tür sözleşmeler taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükler. Arsa sahibinin öncelikli edimi üzerine bina yapılacak arsayı her türlü ayıptan ari olarak yükleniciye teslim etmek, yüklenicinin karşı edimi ise sözleşmeye fen ve amaca uygun bir bina meydana getirerek bu binadaki arsa sahibine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümleri ona teslim etmekten ibarettir. Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde de sözleşmede aksine hüküm yoksa bir bakıma eser bedeli olan arsa payı devri Borçlar Kanunun 364. maddesi gereğince eserin tesliminde istenebilir. Yüklenici yapımını üstlendiği binayı sözleşmeye fen ve amacına uygun meydana getirerek arsa sahibine teslim etmişse hak kazandığı arsa payının devrini doğrudan arsa sahiplerinden isteyebileceği gibi kazandığı kişisel hakkı üçüncü kişilere de devredebilir. Yazılı olması koşuluyla üçüncü kişiye temlik yapılmışsa üçüncü kişi de bu hakkın yerine getirilmesini arsa sahiplerinden talep edebilir.
Somut olaya gelince; davalı yüklenicinin 8.8.1995 günlü sözleşmeyle üstlendiği edimleri tüm olarak yerine getirmediği yapıda halen eksikliklerin bulunduğu öte yandan projesine göre ortak alan olarak bırakılan yapıdaki bazı yerlerin niteliğinin değiştirildiği, bütün bunlardan ayrı arsa sahiplerinin yüklenici aleyhine açtıkları davada cezai şart alacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Hiç şüphesiz yüklenicinin halefi olan kişi arsa sahiplerinden hak iddia ediyorsa tıpkı yüklenici gibi onun borçlarını bu arada ödenmesi hükmü altına alınan cezai şart alacağını da ödemek zorundadır. Mahkemece bu ilkeden hareketle arsa sahiplerinin cezai şart alacağı ödenmek üzere yüklenicinin halefi davacıya mehil verilmiş, ancak cezai şart alacağı depo edilmemiştir. Kendi edimini yerine getirmeyen yüklenicinin halefi konumundaki davacı sözleşmeyle kararlaştırılan arsa payı devrini arsa sahiplerinden isteyemeyeceğinden sonuçta davanın reddedilmesi doğrudur.
Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.