Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2005/11034 E. 2006/856 K. 06.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11034
KARAR NO : 2006/856
KARAR TARİHİ : 06.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.12.2002 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.6.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava; taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil istemine ilişkindir. Kaynağını Borçlar Kanunun 22.maddesinden alan bu tür sözleşmeler Türk Medeni Kanunun 706. Borçlar Kanunun 231, Noterlik Kanunun 89.maddeleri hükmünce Noterlikte resen düzenlenmesi gereken geçerli resmi biçim koşuluna bağlı iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türündendir. Mülkiyet devir borcu yüklenen satıcının edimini yerine getirmemesi halinde vaad alacaklısı borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olayda dayanılan 31.10.1986 günlü sözleşme biçimine uygun düzenlenmiştir. Buna dayanılarak 1757 sayılı parselin hükmen tescili istenmektedir.
Mahkemece sözleşmenin muvazaalı yapıldığı gerekçesi ile dava red edilmiş hükmü davacı temyiz etmiştir.
H.U….nun 74 ve 75.maddeleri birlikte değerlendirildiğinde Hakimin bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei talepleri ile bağlı oldukları sonucuna ulaşılır. Özellikle 75.madde hükmü gereği Kanunun öngördüğü istisnalar dışında Hakimin iki taraftan birinin söylemediği bir şeyi veya iddia sebeplerini resen nazara alması mümkün değildir. Davada 31.10.1986 günlü sözleşmenin vaad borçlusu olan … mirasçıları davalılar herhangi bir biçimde dayanılan sözleşmenin geçersizliğini savunmamıştır. Böyle olunca Mahkemece iki taraftan birinin söylemediği şeye
./..
2005/11034-2006/856

-2-
dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Çekişmenin esası hakkında bir hüküm kurulmak üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 6.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.