YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12921
KARAR NO : 2007/14554
KARAR TARİHİ : 20.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.10.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; görevsizliğe dair verilen 15.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanılarak açılmıştır. Davacı dava tarihinde tapuda kaydı bulunmayan, dilekçede sınırları yazılı 226,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerine o tarihdeki zilyetleri kayınvalidesi davalı Mahmure ile kayınpederi …’in rızaları ve yer göstermeleri ile ahır ve oturmaya elverişli ev yaptığını, yapılan yapı değerlerinin arsa değerini açıkca geçtiğini de ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlık konusu taşınmaz tapuya bağlı olmayıp bu nedenle Türk Medeni Kanununun 724. maddesine göre açılacak bir davaya konu teşkil etmeyecek nitelikte ise de, dava devam ederken o yerde kadastro çalışmalarının başladığı ve uyuşmazlık konusu iş bu taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlenerek 131 ada 53 parsel numarası ile sınırlandırıldığı, Çan Kadastro Müdürlüğünün 31.05.2007 günlü yazıları ile bildirilmiştir. Taşınmazın, 3402 sayılı yasada gösterilen yol izlenmek suretiyle tapuya bağlanacağı açıktır. Kadastro Müdürlüğünden verilen bilgiye göre tesbit tutanağı ve ekleri, 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Eldeki davada ileriye sürülen istem Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı yenilik doğuracak dava niteliğinde olduğundan, 3402 sayılı yasanın 25/son maddesi gereğince bu tür davalara Kadastro Mahkemelerinde bakılmayacağı açıktır. Eldeki dava genel mahkemelerin bakacağı dava türündendir. Kadastro Mahkemesi 131 ada 53 parselin zemin mülkiyetinin kime ait olacağına karar verecektir. Kadastro Mahkemesinden verilecek karara karşı yürüyecek yasal süreç bekletici mesele sayılarak, Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi halinde, eldeki davaya kaldığı yerden devamla toplanacak deliller de mahkemece takdir edilmek suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Eldeki davanın yenilik doğurucu dava türünden olduğu gözden kaçırılarak, kadastro mahkemesince istemin esası hakkında bir hüküm kurulacaktı düşüncesinden hareketle kadastro mahkemesine gönderme kararı verilir biçimde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle her iki davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
.