Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/10744 E. 2006/14232 K. 01.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10744
KARAR NO : 2006/14232
KARAR TARİHİ : 01.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.4.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, geldisi 66 parsel olan 141 ada 2 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydındaki «… … … Vakfı» şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Mahkemece … İdaresi tarafından … … … Vakfı’nın mukaatalı ve icareteynli vakıflardan olduğu bildirildiğinden, dava reddedilmiş,
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
1971 yılında tapulama tespiti sırasında 66 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine «… … Vakfı’na merhut» şerhinin yazıldığı görülmektedir.
Burada öncelikle belirtilmelidir ki, kayıt malikleri bir süreyle sınırlı olmaksızın kayıtlardaki vakıf şerhinin terkinini ya … İdaresinden veya dava yoluyla mahkemeden isteyebilir. Şayet terkini istenen vakıf gayrisahih vakıf ise kayıtlardaki vakıf şerhi vakıfta … İdaresinin ivaz hakkı bulunmadığından kaldırılacak, şerh sahih bir vakfa ait ise, terkin işlemi ivaz karşılığı yapılacaktır. Zira sahih vakıflardaki … İdaresinin hakkı taviz bedeliyle sınırlıdır. O nedenle mahkemenin vakfın niteliği konusunda gerekli ve yeterli araştırma yapması zorunlu bulunmaktadır.
Eski hukukumuzda kaynağını Arazi Kanununun 4. maddesinden … ve vakıfları mülkiyet hakkının devredilip edilmemesine göre vakfın nitelik bakımdan ayıran iki türünden bahsetmek yerinde olacaktır.
Bunlardan ilki, sahih vakıflardır. Sahih … aynı anda akara tahsisli
gelirlerinden yararlanılan vakıf türüdür. Sahih vakıflarda getirdikleri gelirlere göre ya mukataalı vakıf veyahutta icareteynli … olarak ayrıma tabi tutulur.
Diğeri ise, sahih olmayan … yani tahsis ve irsat kabilinden gayrisahih vakıflardır. Bunlar padişah ya da onun izin verdiği kişiler tarafından miri arazi türü denen arazi üzerinde meydana getirilen vakıflardır. Arazi Kanunnamesinde miri araziler, … köy ve kasabaların tümüyle dışında kalan tarla, …, yaylak, kışlak, koru veya benzeri yerler olarak tarif edilmektedir. Görüldüğü üzere sahih vakıfların konusunu … köy kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar teşkil etmekte iken sahih olmayan vakıfların konusunu anılan … yerleşim birimlerinin tümüyle dışında kalan miri yani Devlete ait araziler teşkil etmektedir.
Uygulama ve doktrinde vergi ve resimlerin (aşar ve rusumatın) bir hayır cemiyetine tahsis edildiği vakıflarda her ne kadar 2762 sayılı … Yasanın 27. maddesinde sahih olmayan … yönünden tam bir açıklık bulunmamakta ise de; taviz bedeli alınamaması gerektiğinde tam bir … vardır. Açıkçası vakıfların taviz bedeli alınarak mülkiyetini mutasarrıfına terk edeceği vakıf türleri sahih vakıflardır. Gayrisahih olan vakıf türlerinde … İdaresinin taviz bedeli istemesine olanak bulunmadığından … Genel Müdürlüğünün dava açarak sahih olmayan bir vakfa ait şerhin tapu siciline işlenmesini istemesinde de hukuki yararı yoktur.
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı ayrı olacağından bu taşınmazların … köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkartılması doğru olmaz. O yüzden incelemenin keşfen yapılması taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada … köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi gerekir.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır. Hal böyle olunca vakıflara ait tapu kaydı ilk tesisinden getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, … Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK.nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece tüm bu hususlar bir yana bırakılarak davanın yazılı olduğu şekilde reddedilmiş olması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 1.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.