Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2008/3971 E. 2008/10679 K. 08.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/3971
KARAR NO : 2008/10679
KARAR TARİHİ : 08.10.2008

Mahkemesi :Sulh Ceza
Karar Tarihi :

Mala zarar vermek suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 29/1, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine dair, Osmaneli Sulh Ceza Mahkemesinin 23.7.2007 tarihli 2007/84-84 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Tüm dosya kapsamına göre;
1-5237 sayılı Kanun’un “Mala Zarar Verme” başlıklı 151. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın süresi bakımından; 5235 sayılı Adli Yargi İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı cihetle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. bendinde “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” düzenlemesi karşısında, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında takdir olunan hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1. bendinde sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 4.2.2008 gün ve 2008/7181 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığının 4.3.2008 gün ve 2008/035164 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Osmaneli Sulh Ceza Mahkemesinin 23.7.2007 tarih ve 2007/84-2007/84 sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 8.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.