Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2008/6231 E. 2008/10680 K. 08.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6231
KARAR NO : 2008/10680
KARAR TARİHİ : 08.10.2008

Mahkemesi :Ağır Ceza
Karar Tarihi :

Yasa dışı … örgütünün sair efradı olmak suçundan sanık …’ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168, 59 ve 3713 sayılı … … Kanunu’nun 5. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Diyarbakır 4 No’ lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 18.3.1999 tarihli ve 1997/424 Esas, 1999/87 sayılı kararının infazı sırasında, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 62 ve 3713 sayılı Kanun’un 5. maddeleri uyarınca 6 sene 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 6.7.2005 tarihli ve 1997/424 Esas, 1999/87 sayılı ek kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’ un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.10.2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilamına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hallerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hallerde ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 22.2.2008 gün ve 2008/11690 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığının 14.3.2008 gün ve 2008/055855 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 sayılı CMK.nun 35 ve 38. maddeleri hükmü karşısında; dosya üzerinden verilen kararın C.Savcısına usulüne uygun tebliğ edilmediği ve hükmün tebliğine ilişkin evrakın hükümlünün dosyada bulunan adresine gönderilmemiş olduğu da dikkate alınarak; dosyaya sunulan son adrese yeniden tebligat çıkartılması gerektiği, bu nedenlerle de kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 8.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.