YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/10964
KARAR NO : 2006/704
KARAR TARİHİ : 01.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 25.2.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.3.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının sair itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanç gösterilene bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inanç gösterenin tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla, inanç gösterilen kişi, inanç gösteren namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona yani inanç gösterene geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmeleri anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı taraf elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı (HUMK.m.292) niteliğinde bir belge varsa inanç sözleşmesinin “tanık” dahil her türlü delil ile kanıtlanması olanaklıdır.
İddiasını yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa her türlü delille kanıtlayamayan davacının yemin deliline dayanması durumunda mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.
./..
2005/10964-2006/704
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Kayıt maliki olan davacının babası … …’in dönem dönem davacıya yazdığı mektuplar içeriğine göre de; davaya konu taşınmazın davacı adına alındığını ya da üzerine yapılan binanın onun adına yapıldığını ihsas eder bir içerik de taşımadığı anlaşıldığından tevhidi içtihat kapsamında yazılı bir delil başlangıcının varlığından da sözedilemez. Ancak davacı, dava dilekçesinde açıkça “yemin” deliline dayanmıştır. Kati delil niteliğindeki yemin deliline dayanıldığından davacı tarafa kullanacaklarsa bu hakları hatırlatılmadan eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 1.2.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.