Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/7209 E. 2022/10054 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7209
KARAR NO : 2022/10054
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.05.2017 gün ve 2011/267 Esas, 2017/339 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelemesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ve sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine elverecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, bu kapsamda ilk derece mahkemesince atılı suçtan kurulan hükmün gerekçesinde yer alan sübut değerlendirmesinde sanığın sabit görülen fiillerinin neler olduğu hususunda açıklama yapılmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesinde belirtildiği şekilde gerekçe içermeyen hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken esastan reddedilmesi suretiyle aynı Kanunun 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ile sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.05.2018 gün ve 2017/2968 Esas, 2018/995 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik esası incelenmeyen hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 08.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.