YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12220
KARAR NO : 2008/15086
KARAR TARİHİ : 02.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.02.2006 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakım akdine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 13.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 02.12.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. … ile karşı taraf davalılar vekili Av. …l geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_
Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bakım alacaklısı mirasçıları davalılar, sözleşmenin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tarafların miras bırakanı ve bakım alacaklısı …’nin gerçek iradesinin ölünceye kadar bakım akdi olmadığı, erkek çocuklarının işlerinin bozulması nedeniyle taşınmazlarından bir kısmını sattığından mirasçılar arasında adalet sağlamak amacıyla dava konusu taşınmazı kızı olan davacıya devretmeyi amaçladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Borçlar Kanununun 511. ve devamı maddelerinde düzenlenen ölünceye kadar bakım sözleşmesi; akitlerden birinin diğerine ölünceye kadar bakmak ve onu görüp gözetmek şartı ile bir kısım mallarının temliki borcunu yüklenmesi olarak tanımlanmıştır. Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında ,bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler.
Somut olayda; tarafların miras bırakanı …, noterde biçimine uygun olarak düzenlenen 6.1.2006 tarihli ölünceye kadar bakım akdi ile dava konusu 641 parsel sayılı taşınmazdaki 13 numaralı bağımsız bölümü davacıya temlik etmiştir.
Dosya içinde bulunan deliller ve tanık anlatımlarından, bakım alacaklısının yüksek tansiyon ve şeker hastası olduğu , yaşı itibarıyla bakıma muhtaç bulunduğu, özel bakıcısı olduğu , bakım borçlusu davacının da bakım alacaklısı annesinin ihtiyaçları ile ilgilendiği ve bakım yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararının gerekçesinde, bakım alacaklısı tarafların miras bırakanının daha önceden erkek çocuklarının işlerinin bozulması nedeniyle taşınmazlarını satarak erkek çocuklarının borçlarının ödendiği, mirasçılar arasında adalet sağlamak amacıyla dava konusu taşınmazında ölünceye kadar bakım akdi sözleşmesi uyarınca davacıya temlik ettiği, gerçek iradenin ölünceye kadar bakım akdi yapmak olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bakım alacaklısının daha önceden başka taşınmazlarını satarak bedelini erkek çocuklarına vermesi ölünceye kadar bakım akdinin muvazaalı olarak yapıldığının kanıtı olamaz.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, muvazaa savunması 30.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme kararında belirtildiği üzere ivazlı olarak ( bedel karşılığı ) değil de mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacıyla yapıldığının kanıtlanamamıştır. Bakım alacaklısının dava konusu taşınmazdan başka taşınmazları da olup , sağlığında kendisine bakılmadığı iddiası ile dava açmadığına ve ortada geçerli bir sözleşme bulunduğuna göre davanın kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının iadesine, 550.00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 02.12.22008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.