YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11662
KARAR NO : 2006/97
KARAR TARİHİ : 23.01.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.8.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydında malikin … olan isminin Fatma olarak düzeltilmesi ve soy isminin yazılması istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazların, kadastro tesbiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Somut olayda, 468 ada 11 parsel maliki tesbit edilemediğinden Hazine adına tescil edilmiş, itiraz üzerine, 1472/2049 vergi kaydı ile … eşi … adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davada, tapudaki malikin … değil … olduğu ileri sürülmüş, veraset belgesi ve nüfus kayıtlarında murisin tüm mirasçılarını gösterir kayda ulaşılamamış, … eşi olduğu söylenmişse de eşinin kaydı bulunamamış, oğlu olan …’in baba adı ise … olduğundan eşinin … olmadığı anlaşılmıştır. Keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları davacıların murisi ile malikin aynı
kişi olduğunu kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya koyamamıştır. Böylece sorunun tapuda kayıt düzeltme davası ile çözülme olanağı bulunmadığından davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile istemin hüküm altına alınması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.