YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3035
KARAR NO : 2022/8405
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Önlenmesi ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.03.2021 tarih ve 2018/3873 Esas,2021/2086 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş olup, davalılardan …, … ve … tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, … ili …..,ilçesi ….., Köyü çalışma alanında bulunan ve dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 200 dönüm miktarındaki taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/104 Esas, 1982/554 Karar sayılı ilamıyla davalıların taşınmaza yaptıkları müdahalenin men’ine karar verildiğini belirterek, davalıların taşınmaz bölümüne vaki müdahalelerinin men’ine ve Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Yargılama sırasında yörede kullanım kadastrosu çalışmaları sonucu dava konusu taşınmaz bölümü parsellere ayrılarak, 101 ada 1 parsel sayılı 8.014,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu … ve …’nin kullanımında olduğu, 101 ada 2 parsel sayılı 6.509,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 3 parsel sayılı 6.545,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’in kullanımında olduğu, 101 ada 4 parsel sayılı 10.104,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu … ve …’nin kullanımında olduğu, 101 ada 5 parsel sayılı 8.044,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın …..,oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 6 parsel sayılı 4.666,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 7 parsel sayılı 6.928,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 8 parsel sayılı 5.313,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 9 parsel sayılı 4.842,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın…oğlu …’in kullanımında olduğu, 101 ada 10 parsel sayılı 4.891,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın…oğlu …’in kullanımında olduğu, 101 ada 11 parsel sayılı 4.023,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 12 parsel sayılı 5.199,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 13 parsel sayılı 16.461,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın …oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 14 parsel sayılı 8.775,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu … ve …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 15 parsel sayılı 4.391,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’nin kullanımında olduğu, 101 ada 16 parsel sayılı 6.223,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’nin, 101 ada 17 parsel sayılı 10.145,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu … … ve …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 18 parsel sayılı 19.322,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 19 parsel sayılı 6.174,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın…oğlu ……,’in kullanımında olduğu, 101 ada 20 parsel sayılı 7.136,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın …oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 21 parsel sayılı 507,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’in kullanımında olduğu, 101 ada 22 parsel sayılı 4.319,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’in kullanımında olduğu, 101 ada 23 parsel sayılı 350,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … evlatları … ve ……,’in kullanımında olduğu, 101 ada 24 parsel sayılı 3.920,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’in kullanımında olduğu, 101 ada 25 parsel sayılı 2.700,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’nin kullanımında olduğu, 101 ada 26 parsel sayılı 1.337,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu İsmet Kesici’nin kullanımında olduğu, 101 ada 27 parsel sayılı 11.932,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …, … oğlu …, … oğlu … ve…oğlu …’in kullanımında olduğu, 101 ada 28 parsel sayılı 3.908,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 29 parsel sayılı 10.139,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 30 parsel sayılı 8.703,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın İbrahim oğlu Sami Baz’ın kullanımında olduğu, 101 ada 31 parsel sayılı 3.056,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın … oğlu … …’ın kullanımında olduğu, 101 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 18.844,34 metrekare yüzölçümünde olduğu ve taşınmazların ayrı ayrı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece verilen, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davalıların 21.01.2010 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde yeşil renkte, orman niteliğindeki (1-B), (2-B), (3-C) ile gösterilen yere, 6831 sayılı Kanun’un 2/b maddesi kapsamında kalan (1-A), (2-A), (3-A), (4-A), (5-A), (6-A), (8-A), (7), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16), (17), (18), (19), (20), (21), (22), (23), (24), (25), (26), (27), (28), (30), (29-B), (31-B) ile gösterilen yere, mera niteliğindeki (3-B), (4-B), (5-B), (6-B), (8-B) ile gösterilen yere müdahalelerinin önlenmesine, 21.01.2010 tarihli müşterek bilirkişilerin rapor ve krokisinin kararın eki sayılmasına, 12.05.2010 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 357,23 metrekarelik kısım, (B) harfi ile gösterilen 2.330,46 metrekarelik kısım ile (C) harfi ile gösterilen 1.902,10 metrekarelik kısmın davacı Hazine adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen kısma davalı …’ın, (B) harfi ile gösterilen kısma davalılar … ve …’nin müdahalelerinin önlenmesine, 12.05.2010 tarihli müşterek bilirkişilerin rapor ve krokisinin kararın eki sayılmasına ilişkin hüküm, davacı Hazine vekili ile davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ in temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.12.2016 tarih ve 2016/13109 Esas, 2016/10193 Karar sayılı ilamıyla; “davacı Hazine vekilinin Mahkemece hükme esas alınan 21.01.2010 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (1-B), (2-B) ve (3-C) harfleri ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümlerine yönelik sair temyiz itirazlarının ve davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’in aynı teknik bilirkişi raporunda (3-B), (4-B), (5-B), (6-B), (8-B) harfleri ile gösterilen ve 12.05.2011 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümlerine yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz bölümlerinde kullanım kadastrosu yapıldığı, davalıların müdahalesinin menine karar verilen ve hükme esas alınan 21.01.2010 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (1-A), (2-A), (3-A), (4-A), (5-A), (6-A), (7), (8-A), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16), (17), (18), (19), (20), (21), (22), (23), (24), (25), (26), (27), (28), (29-B), (30) ve (31-B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin, 101 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31 ve 32 numarasıyla Hazine adına tespit edildiği, taşınmazların beyanlar hanesine davalıların kullanımında olduğuna dair ayrı ayrı şerh verildiği, daha sonra taşınmazların şerh sahibi olan davalılar tarafından 6292 sayılı Kanun gereğince satın alındığı, böylece davalıların müdahalelerinin menine karar verilen taşınmaz bölümleri yönünden davanın konusuz kaldığı açıklanarak, hükme esas alınan 21.01.2010 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (1-A), (2-A), (3-A), (4-A), (5-A), (6-A), (7), (8-A), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16), (17), (18), (19), (20), (21), (22), (23), (24), (25), (26), (27), (28), (29-B), (30) ve (31-B) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile davalıların 21.01.2010 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde (1-B), (2-B) ve (3-C) ile gösterilen orman niteliğindeki taşınmazlara ve (3-B), (4-B), (5-B), (6-B), (8-B) ile gösterilen mera niteliğindeki taşınmazlara müdahalelerinin önlenmesine, raporda (1-A), (2-A), (3-A), (4-A), (5-A), (6-A), (8-A), (7), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16), (17), (18), (19), (20), (21), (22), (23), (24), (25), (26), (27), (28), (30), (29-B), (31-B) ile gösterilen taşınmazlar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 12.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 357,23 metrekarelik, (B) harfi ile gösterilen 2.330,46 metrekarelik ve (C) harfi ile gösterilen 1.902,10 metrekarelik taşınmazların davacı Hazine adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen bölüme davalı …’ın, (B) harfi ile gösterilen bölüme davalılar … ve …’nin müdahalelerinin önlenmesine karar verilmiş; hükmün, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.03.2021 tarih ve 2018/3873 Esas, 2018/2086 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş olup, davalılardan …, … ve … tarafından süresinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
1. Yerel Mahkemece verilen karar, hükmü temyiz etmeyen davalılar … ve … yönünden kesinleşmiş olup, HUMK’un 440/III ve devamı maddelerine göre kural olarak, kendi aleyhine olan asıl kararı temyiz etmeyen tarafın, hükmün onanmasından sonraki aşamada artık karar düzeltme talebinde bulunması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca; bu durum, davanın diğer tarafları yönünden de usulî kazanılmış hak oluşturduğundan, davalılar … ve …’ın karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiç birisine uymayan, davalı …’ın sair karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3. 6292 sayılı Kanunun 9/5. Maddesi; “Hak sahipleri veya ilgilileri tarafından taşınmazın satın veya devralınması hâlinde; satışa veya devre konu taşınmazlar hakkında bu kişiler tarafından Hazine aleyhine ya da Hazine tarafından bu kişiler aleyhine açılan ve durdurulan davalarda mahkemelerce verilecek kararlarda yargılama giderlerinin tarafların üzerlerine bırakılmasına karar verilir ve Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmez” hükmünü ihtiva etmektedir.
Bu doğrultuda; somut olayda Mahkemece, anılan hükme aykırı olarak Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, temyiz incelemesi sırasında bu yanlışlığın düzeltilmesi suretiyle hükmün onanması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak bu hususun gözden kaçırıldığı anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kısmen kabulüyle hükmün açıklandığı şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar … ve …’ın karar düzeltme dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı …’ın sair karar düzeltme taleplerinin reddine, (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davalı …’ın karar düzeltme isteği yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.03.2021 tarih ve 2018/3873 Esas, 2018/2086 Karar sayılı onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına ve hükmün HUMK’un 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.