YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12619
KARAR NO : 2022/9827
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan sanık … …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3, 29/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/558 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararına karşı mağdur vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, hüküm fıkrasına “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.100,00 TL’nin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilen karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/142 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.09.2022 tarihli ve 2022/16994 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarihli ve 2022/126989 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
1)Dosya kapsamına göre, müşteki …’ın kendisini vekil ile temsil ettiği ve 10.02.2022 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini de belirtmesi karşısında, müştekinin katılan sıfatının bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” şeklindeki düzenleme karşısında, müşteki
vekilinin Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2)1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda, sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de müştekinin davada katılan sıfatı bulunmadığından vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CMK’nin “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231/12. maddesinde;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.”
5271 sayılı CMK’nin “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde;
“Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.”
1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde;
“Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.”
Şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
İncelenen dosyada; sanık hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama eyleminden 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 29, 62. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de mağdur … 10.02.2022 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi
olmadığını, davaya katılmak istemediğini belirtmiştir. Mağdurun katılan sıfatı bulunmadığı halde mağdur vekilinin itirazın reddi yerine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/142 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.