YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10609
KARAR NO : 2022/9823
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2, 119/1-c ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; basit yaralama suçundan sanıklar … ve … …’in, anılan Kanun’un 86/2, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına; kasten yaralama ve basit yaralama suçlarından sanık … …’in anılan Kanun’un 86/1, 86/2, 87/3, 29/1 (2 kez) ve 62/1. (2 kez) maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına; tehdit ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’in ise anılan Kanun’un 106/1-1. cümle, 116/2, 119/1-c, 43/1, 29/1 ve 62/1. (2 kez) maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2015 tarihli ve 2010/7 Esas, 2015/9 Karar sayılı kararına karşı katılan sanıklar … ve … müdafii tarafından yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli ve 2015/1248 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulmasını müteakip, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2020/6164 Esas, 2020/10523 Karar sayılı ilamı ile kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi akabinde, katılan sanıklar … ve … müdafiinin itirazının reddine dair Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/1106 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16.03.2022 tarihli ve 2021/5006 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 tarihli ve 2022/47942 sayılı tebliğnamesi ile gönderildiği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.10.2022 tarihli ve 2022/4296 Esas, 2022/15963 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında tehdit, basit yaralama, kasten yaralama, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümle, 86/1, 86/2 ve 116/1 ve 119/1-c maddelerinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu olağan zaman aşımı süresinin, aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olacağı, sanıklar … …, … … ve … bakımından zaman aşımını kesen son işlem olan savunmalarının alındığı 17.01.2011 tarihinden ve sanıklar … ve … bakımından ise zaman aşımını kesen son işlem olan savunmalarının alındığı 21.06.2010 tarihinden itibaren itiraz incelemesi yapan merciince kararın verildiği 15.12.2020 tarihine kadar bu sürenin geçtiği gözetilmeden, davaların düşürülmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir.
Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Dava zaman aşımı, suçun işlenmesinden sonra kanunda öngörülen belirli sürelerin geçmesiyle, sanık hakkında açılmış bulunan kamu davasının sonuçlandırarak failin cezalandırılmasına engel olan kurumdur.
5237 sayılı TCK’nin “Dava zaman aşımı” başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasına göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, 19 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “sürecindeki davranışları,” ibaresi “sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya” şeklinde değiştirilmiş ve “gibi hususlar” ibaresi madde metninden çıkarılmış, fıkraya “kararda” ibaresinden sonra gelmek üzere “gerekçeleriyle” ibaresi eklenmiştir. e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer.”
5237 sayılı TCK’nin “Dava zaman aşımı süresinin durması veya kesilmesi” 67. maddesine göre;
“(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zaman aşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zaman aşımı kesilir. (3) Dava zaman aşımı kesildiğinde, zaman aşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zaman aşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zaman aşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zaman aşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanun’da belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.”
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin sekizinci fıkrasına göre;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. … Denetim süresi içinde dava zaman aşımı durur.”
Şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.
İncelenen dosyada; Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2015 tarihli ve 2010/7 Esas, 2015/9 Karar sayılı kararı ile işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2, 119/1-c ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; basit yaralama suçundan sanıklar … ve … …’in, anılan Kanun’un 86/2, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına;
kasten yaralama ve basit yaralama suçlarından sanık … …’in anılan Kanun’un 86/1, 86/2, 87/3, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına; tehdit ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’in ise anılan Kanun’un 106/1-1. cümle, 116/2, 119/1-c 43/1, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Anılan karara katılan sanıklar … ve … müdafiinin itirazı üzerine Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli ve 2015/1248 değişik iş sayılı kararı ile itirazın süreden reddine karar verilmesi suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar kesinleşmiştir.
İtirazın süreden reddine dair mercii Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli kararına yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2020/6164 Esas, 2020/10523 Karar sayılı kararı ile kanun yararına bozma talebi kabul edilerek mercii kararın bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine karar verilmiştir.
Kanun yararına bozma üzerine Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/1106 değişik iş sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair anılan kararlara yönelik itirazın esastan incelenerek reddine karar verilmiştir.
Ayrıntıları CGK’nin 21.01.2020 tarih ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararının kanun yararına bozulması halinde, yerel mahkeme hükmünün kesinleştiği tarih ile kanun yararına bozma kararı arasında geçen süre dava zaman aşımı süresinden sayılmaz. Kanun yararına bozma üzerine dosyanın derdest hâle gelmesi nedeniyle yargılamaya devam edildiğinde, bozma kararı tarihinden itibaren geçerli olmak üzere süre işlemeye devam edeceğinden dava zaman aşımı buna göre hesaplanmalıdır.
Buna göre zamanaşımı süresi belirlenirken Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli kararı ile Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli bozma kararı arasında geçen 5 yıl 4 ay 1 günlük süre dikkate alınmadan hesaplama yapıldığında suç tarihi 28.12.2009 tarihi, sanıklar … …, … … ve … bakımından zaman aşımını kesen son işlem olan savunmalarının alındığı 17.01.2011 tarihi ve sanıklar … ve … bakımından ise zaman aşımını kesen son işlem olan savunmalarının alındığı 21.06.2010 tarihinden itibaren Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararı arasında dava zaman aşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşıldığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi