Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/2412 E. 2006/3860 K. 04.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2412
KARAR NO : 2006/3860
KARAR TARİHİ : 04.04.2006

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 451 ve 478 parsellerdeki vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Mahkemece 451 parseldeki şerhin 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kurulduğundan 478 parseldeki şerhin ise vakfın hakkı olan taviz bedeli davalı tarafından yatırıldığından söz edilerek kaldırılmış hükmü davalı … temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı Vakıfların 478 parsele yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- 451 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanunun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, nevarki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri yada davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece re’sen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, 478 parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, 2. bentteki bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 3.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.