Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14061 E. 2022/18775 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14061
KARAR NO : 2022/18775
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

A-Nitelikli dolandırıcılık yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1)Suça konu sahte BEDAŞ kimlik aslı üzerinde heyetçe yapılan gözlemde, belge ön yüzündeki izin yarım çember niteliğinde iz olup mühür izi niteliği taşımadığının anlaşılması, belgenin arka yüzünde ise imza atılı bulunduğunun anlaşılması karşısında, BEDAŞ ile yazışma yapılarak kimlik belgelerinde mühür ve imza bulunmasının zorunlu olup olmadığı, zorunlu ise imza ve mührün belgenin neresinde yer alması gerektiği hususu sorulup, suç tarihi olan 23.11.2012 tarihi itibariyle geçerli olan bir adet kimlik aslının da mukayese amacıyla BEDAŞ’tan celbi ile suça konu kimlik belgesi ile mukayesesinin yapılarak, sonucuna göre, suça konu belgenin aldatma kabiliyetini haiz olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sadece suça konu belgenin duruşmada incelenmesi suıretiyle aldatma kabiliyetini haiz olduğunun değerlendirilmesi ile aldatma kabiliyetinin varlığı kabul edilip eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2)Kabule göre de;
a)Suça konu BEDAŞ kimlik belgesinin kurumun suç tarihi itibariyle özelleştirilmemiş olması nedeniyle resmi belge niteliğinde olduğu ve sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 09.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.