Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/13552 E. 2007/15223 K. 30.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13552
KARAR NO : 2007/15223
KARAR TARİHİ : 30.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı tahsisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava; davacısının hissedarı bulunduğu 814 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının malik hanesinde babasının adının “…” olmasına rağmen yanlışlıkla “…” yazıldığını ve soyadının yazılmadığını bilirterek, tapu kaydının malik hanesinin nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın tapulama tutanağı bulunamamış tapu kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazın 1/4’er paylı olarak … çocukları “…, …, … ve …” adlarına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Tapuda baba adının düzeltilmesini ve yazılı olmayan soyadının eklenmesini isteyen davacı … kızı …’ın nüfus kaydının incelenmesinde; …, …, … ve kayıtların yırtık olması nedeniyle ismi okunamayan bir kardeşinin daha olduğu anlaşılmaktadır. Tapu malikleri “… çocukları …, … … ve …” kardeş iseler, davacının dosyadaki nüfus kaydına göre kardeşleri olarak bildirilen isimlerle örtüşmemektedir. Tanık anlatımlarında tapu maliklerinden “…’nin soyadının
… olduğu dava konusu taşınmazı … … mirasçılarının kullandığı ve davacının da kardeşi olduğu belirtilmesine rağmen davacının nüfus kaydına göre “…” isminde kardeşi bulunmamaktadır. Tanık beyanları ile nüfus kaytıları arasında çelişki doğmuştur. Hükme esas alınan tanıklar davacının akrabası ve taşınmazın kiracısı olup güvenli tanık niteliğinde değildirler. Davacı ile diğer tapu malikleri arasındaki bağlantı belirlenmelidir. Ayrıca davacının nüfusa kayıtlı olduğu yerden tapu kaydında adı geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kaydın bulunup bulunmadığı sorulmamış, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile taşınmazın bulunduğu mahalde, kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka bir kişinin ya da kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Mülkiyet aktarımına yol açmamak için düzeltilmesi istenen tapu kaydının dayanağı tapulama tutanağı yeniden iyi bir şekilde araştırılmalı, varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, tespit bilirkişilerinden hayatta olanlar tanık sıfatı ile dinlenmeli, mahalli bilirkişi veya kişiler belirlenmeli, gerekirse keşif yapılarak taşınmaz başında dinlenmeli, davacıdan yeniden güvenirliği kuşku yaratmayacak tanık veya tanıklar bildirmesi istenerek dinlenmeli beyanları nüfus kayıtları ile denetlenmeli, varsa çelişkiler giderilmeli, Nüfus Müdürlüğü ve Cumhuriyet Savcılığı araştırma sonuçları da alındıktan sonra toplanan tüm delliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.