YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8791
KARAR NO : 2022/9945
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Kasten yaralama
HÜKÜM : TCK’nin 86/1, 86/3-a, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdurda kemik kırığının bulunması nedeniyle temel ceza TCK’nin 86/1. maddesi olarak doğru belirlendiğinden, tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinde “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” şeklinde değişiklik yapılmış olması karşısında, mahkemece hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan sanığın bu kararın denetim süresi içerisinde işbu dosyadaki suçu işlemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanığın; Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporun usulsüz ve yetersiz olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine,Ancak;
1) Mahkemece, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 18/11/2020 tarih ve 2020/12419 Esas, 2020/16704 Karar sayılı ilamı bozulmasına karar verilmiş olmasına rağmen, Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmayacağına ilişkin bir karar verilmemesi suretiyle CMK’nin 307. maddesine aykırı davranılması,
2) Gerekçeli karar başlığında …’in sıfatının “mağdur” yerine “müşteki” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
3) İddia makamının esas hakkındaki mütalaasının usulüne uygun alınmaması,
4) Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mağdurun Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen adli raporunda, mevcut kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesi nedeniyle, sanığa ek savunma hakkı verilmeden hakkında TCK’nin 87/3. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226/2. maddesine aykırı davranılması ve hükümde uygulama maddesi olan TCK’nin 87/3. maddesinin gösterilmemesi, artırım oranının da (1/12) yerine (1/2) olarak gösterilmesi,
5) Yargıtay bozma ilamı öncesi 26/05/2016 tarihli hükümde, sanığın neticeten “6000 TL” adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık aleyhine temyiz bulunmaması karşısında, ceza miktarının sanık lehine 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten “1 yıl 4 ay 7 gün” hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
6) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1.maddesi uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 13.12.2022 gününde oy birliği ile karar verildi