YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9481
KARAR NO : 2007/10685
KARAR TARİHİ : 25.09.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 26.10.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.01.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf verillekince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar, 1908 ve 1909 parsel sayılı taşınmazları yararına davalıya ait 2006 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Somut olayda ; davacılara ait 1908 ve 1909 parsel sayılı taşınmazlar yararına davalıya ait 2006 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş ise de; az yukarıda açıklandığı gibi yararına geçit hakkı kurulan taşınmazdan genel yola kadar kesintisiz geçit hakkı kurulmadığı gibi dava konusu her bir taşınmaz yararına ayrı ayrı geçit hakkı da tesis edilmemiştir. Şöyle ki; hükme esas alınan 22.5.2006 tarihli bilirkişi raporunda da işaretli
olduğu gibi yararına geçit kurulan 1908 ve 1909 parsel sayılı taşınmazlar ile aleyhine geçit kurulan 2006 parsel sayılı taşınmazlar arasında … ile işaretli tescil harici bırakılan bir kesim olduğu ve geçidin bu yerden sonra başlatıldığı ve davacılara ait taşınmazlar yararına ayrı ayrı geçit hakkı da tesis edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda , davacılara ait taşınmazların genel yola kesintisiz bağlandığının kabulüne olanak yoktur.
Hal böyle olunca ; Mahkemece, özellikle 1909 parsel yararına 1908 parsel sayılı taşınmazın batı sınırını takip eden 3 metre enindeki kesim ile 1908 parsel sayılı taşınmazın kuzey bitişiğinden davalıya ait 2006 parsel sayılı taşınmaza gecilerek bu parselin doğu sınırını takip ederek genel yola çıkan 3 metre enindeki güzergahın, 1908 parsel sayılı taşınmaz için ise, az önce açıklanan güzergahın bir kısmı olan ve 1908 parsel sayılı taşınmazın kuzey bitişiğinden 2006 parsel sayılı taşınmaza geçilerek bu parselin doğu sınırını takip ederek genel yola ulaşan 3 metre enindeki güzergahın geçit için elverişli olup olmadığı hususunda teknik bilirkişilerden ek rapor alınmalı, bu güzergahtan geçit kurulabileceğinin belirlenmesi halinde , fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca davacılara ait her bir parsel yararına yukarıda açıklandığı şekilde belirlenen bu güzergahtan geçit hakkı tesis edilmelidir.
Tüm bu yönler gözetilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; davacılara geçit bedelinin hükümden önce davalıya ödenmek üzere depo ettirilmemesi de ayrıca doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 25.09.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.