Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21719 E. 2022/18425 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21719
KARAR NO : 2022/18425
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

1-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’ın temyizlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında; sanıkların eylemleri neticesinde elde etmeye çalıştığı haksız menfaat miktarı olan 35.000 TL’nin iki katı olan 70.000 TL için 3.500 gün adli para cezası belirlenip TCK’nin 62. maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra günlüğü mahkemece takdir olunan miktar olan 25 TL ile çarpılarak 72900 TL adli para cezası belirlenmesi gerekirken 58.333 TL belirlemek suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık …, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’ın temyizlerinin incelenmesinde;
a)Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdirinin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, suça konu ikisi renkli fotokopi, ikisi de aynı anda sunulup keşideci imzaları açıkça farklı olan çalıntı çek asıllarının duruşmaya getirtilip hakim tarafından incelenerek özelliklerinin zapta geçirilmesi, bu şekilde, sahtecilikte aldatma niteliği bulunup bulunmadığının tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık …, sanık …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 02.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.