YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11660
KARAR NO : 2022/14087
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
Mahkeme Kararı : Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/12/2014 tarih, 2014/242 esas ve 2014/283 sayılı kararı
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Değişen suç vasfı nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık … hakkında Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 02/12/2014 tarih, 2014/242 esas ve 2014/283 sayılı karar ile değişen suç vasfı nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesince 28/11/2019 tarihinde 2018/5701 esas ve 2019/6594 sayı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Dairemizin bozma kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
5237 sayılı TCK 191. maddesinde kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmak suçu düzenlenmiş olup 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış hali aşağıdaki şekildedir.
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Maddenin 5. fıkrasında yer alan “erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” düzenlemesi yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasındaki ihtilafın konusunu oluşturmaktadır. Yüksek Daire itiraza konu kararında da yer verdiği gibi “başka bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği Cumhuriyet Başsavcılıklarından, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüklerinden araştırılmadan, Uyap üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulmayıp sadece duruşma zaptına yazılması ile yetinilip eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,” gerekçesi ile yerel mahkemenin mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar vermiştir.
Halbuki UYAP kayıtları esastır ve bozmaya konu veriler, yani sanığın mahkûmiyete konu bu suçu diğer bir kullanma suçunun denetimi sırasında işleyip işlemediği UYAP kayıtlarında yer almakta olup, yerel mahkemenin yaptığı araştırmanın temyiz mahkemesince de yapılabilmesi mümkündür. Hatta fiziki dosya ile UYAP kayıtları arasında ihtilaf mevcut olması halinde UYAP kayıtlarının esas olacağı sabittir. Bu nedenlerle yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünün onamasına karar verilmesi gerekirken bozulmasına dair karar usul ve yasalara aykırıdır.
Şeklindeki gerekçelerle sanık hakkındaki bozma kararının kaldırılarak, hukuka uygun olan yerel mahkeme kararının ONANMASI, talebin kabul edilmemesi halinde dosyanın CEZA GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİ talep edilmektedir.
C) YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NIN İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi :
(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu’na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanun’la eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanun’la eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderir.
D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
Sanığa atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun suçunun yaptırımı, TCK’nın 191/1. maddesinin suç tarihinde yürürlükte olan haliyle bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası olup buna göre suçun tabi olduğu asli dava zamanaşımı süresi aynı Kanun’un 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca sekiz yıldır.
Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 19/01/2013 tarihinde gerçekleştirildiği iddia olunan eylemle ilgili olarak, zamanaşımını kesen en son işlem 02/12/2014 tarihli mahkûmiyet hükmü olup, anılan tarihten sonra zamanaşımını kesen veya durduran hiçbir sebebin gerçekleşmediği, bu nedenle TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendindeki sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin, 02/12/2022 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulü ile sanık hakkındaki kamu davasının 5327 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmelidir.
E) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne,
2- Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 28/11/2019 tarih, 2018/5701 esas ve 2019/6594 sayılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin bozma kararının KALDIRILMASINA,
3- Mahkûmiyet hükmünün verildiği 02/12/2014 tarihinden, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’un 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.