Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19653 E. 2022/19303 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19653
KARAR NO : 2022/19303
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, mühürde ve resmi belgede sahtecilik


Karı koca olan sanıkların, miras yoluyla kendilerine ve diğer mirasçılara intikal eden arazilerden doğrudan gelir desteği yardımı almak için diğer hissedarlar adına muvafakatnameler imzaladıkları, söz konusu muvafakatnamelerde yer alan hissedarlar ile muhtar, aza imzaları ve muhtarlık mührünü sahte olarak düzenledikleri, gerçekte hak kazanmadıkları halde destekleme parası olarak 2011 yılında mazot, gübre ve toprak analizi desteklemesi (MGD) için 415,26 TL, fındık alan bazlı desteklemeleri (FABG) için 6.688,05 TL, 2012 yılında mazot, gübre ve toprak analizi desteklemesi (MGD) için 439,70 TL ödendiği, bu şekilde sanıkların zincirleme biçimde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile mühürde ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği kamu davasında;
A) Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile mühürde ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Resmi belgede sahtecilik suçu bakımından; sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün, 5237 sayılı TCK’nin 67/2-d maddesi gereğince iştirak halinde birlikte suç işledikleri iddia olunan ve hakkında beraat hükmü kurulan sanık hakkındaki dava zamanaşımı süresini kestiği ve bu nedenle sanığın sorgusunun yapıldığı tarihten itibaren olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, yüklenen mühürde ve resmi belgede sahtecilik suçlarının da sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiin; mühürde sahtecilik suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
1-Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
a-Sanığın suça konu tarımsal ödemelerin ait olduğu arazileri 30-40 yıldır kendisinin işlediğini savunması ve bir kısım tanık beyanlarının sanığın savunmasını doğrulaması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; sanığın savunmasının doğruluğunun araştırılması, söz konusu arazilerde tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının belirlenmesi, doğrudan gelir desteğinden yararlanma koşullarını taşıyıp taşımadığı ve destek ödemelerinden faydalanıp faydalanmadığının ortaya konulması ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
b-Kabule göre de;
aa-TCK’nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği halde, somut olayda elde edilen haksız menfaat miktarının 1.470 TL olduğu cihetle, adli para cezasına esas temel gün sayısının 147 gün olarak belirlenmesi yerine 220 gün şeklinde belirlenip uygulama yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla adli para cezası tayini,
bb-TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
a) TCK’nin 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, sanığın aynı tarihli olan belgelerle İlçe Tarım Müdürlüğüne aynı tarihte başvurduğu, belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil bulunmayıp suçun aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak sahte belge sayısının TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
b) Söz konusu taşınmazların sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp, sanığın sahtecilik suçunu TCK’nin 211. maddesinde öngörülen “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla” işleyip işlemediğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Suça konu belgelerin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Kabule göre de; TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Mühürde sahtecilik suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2013 tarih ve 2013/179 nolu iddianamesiyle sanık hakkında zincirleme şekilde mühürde sahtecilik suçundan da TCK’nin 202/2, 43/1 sevk maddeleriyle kamu davası açıldığı anlaşılmakta olup, atılı suça ilişkin toplanan tüm deliller değerlendirilip sanığın hukuki durumuna yönelik esasa dair bir karar verilmesi gerekirken, isabetsiz gerekçeyle bu suçtan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.