YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5734
KARAR NO : 2006/8340
KARAR TARİHİ : 11.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.8.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde zorunlu ve faydalı giderlerin tahsili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 20.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve duruşmasız olarak davalı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 11.7.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili AV…. Altın ile karşı taraftan davalı vekili Av… geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davada, çekişme konusu 172 parsel sayılı taşınmazın evlilik birliği içinde edinildiğini ve birlikte alındığını iddia eden davacı yarı payına ait kaydın iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmaz için zorunlu ve faydalı masraf olarak kendisi tarafından sarfedilen yaklaşık 600.000.000.000TL nin tahsilini istemiştir.
Davalı zamanaşımı savunmasında bulunmuş, satın alma bedelinin kendisi tarafından ödendiğini davacının 172 parsel sayılı taşınmazda kiracı olduğunu açılan davanın reddini savunmuş,
Mahkemece dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
7.10.1953 tarih, 7/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere; sicilde eşlerden biri adına kayıtlı bulunan bir taşınmazın, gerçekte birlikte satın alındığını bedelini de kendisinin verdiğini ileri sürerek kaydın kısmen veya tamamen adına tashihini isteyen diğer eşin bu isteğinin kabul edilebilmesi için, aralarında Medeni Kanunun 706. maddesi ( önceki Medeni Kanunun 634. maddesi) hükmüne göre düzenlenmiş resmi bir sözleşme olması gerekir. Böyle bir sözleşme yoksa davacının mülkiyet aktarımı için geçerli bir hukuki nedene dayandığından söz edilemez ve ayın (mülkiyet) iddiası dinlenemez. Salt bedelin davacı tarafından ödenmiş olması veya eşler arasında temsil ilişkisinin bulunması da kaydın iptalini gerektirmez.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın davalıya 20.2.2002 tarihinde tapuda satıldığı boşanma davasının 16.9.2002 tarihinde açıldığı, boşanmanın 15.9.2003 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Dava mahkemenin kabul ettiğinin aksine inançlı işleme dayalı tapu iptali tescil davasıdır. Burada evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan bir dava bulunmadığından, davacının ileri sürdüğü hak Türk Medeni Kanunun 178 maddesindeki hükme bağlanan zamanaşımana uğramaz. Mülkiyet aktarılmasına ilişkin davanın 7.10.1953 tarih ve 7/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere incelenip sonuçlandırılması gerekir.
Diğer yandan, davacı ikinci kademedeki istek olarak 172 parsel sayılı tarla niteliğindeki davalı adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine tavuk kümesleri ve benzeri tesisler yaptığını ileri sürerek bu tesislerin davacıya ait taşınmazda değer artırdığını bunların parasal tutarlarının Borçlar Kanununun 64. maddesi hükmünce kendisine ödenmesi gerektiğini de ileri sürmüştür. Bu isteminde boşanma ile bir ilişiği bulunmadığından birinci kademedeki istek kabul görmediği takdirde taraflardan davadaki ikinci kademedeki isteğe ilişkin delilleri istenip toplanmalı ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulmalıdır. Vasıflandırmada hataya düşülerek bu istemin de reddi yanlıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 450.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine 11.7.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.