Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/7716 E. 2006/9840 K. 26.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7716
KARAR NO : 2006/9840
KARAR TARİHİ : 26.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.4.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuda yüzölçümünün düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 5520 Sayılı Kanunla değişik Tapu Kanununun 31. Maddesi uyarınca, tapu kaydındaki yüzölçümü miktarının düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Anılan maddeye göre, taşınmaz malların yüzölçümü tapu sicilinde yazılı miktardan fazla olduğu hallerde bu fazlalığın bitişik araziye elatmaktan ileri gelmediği ve sınırlarında bir değişiklik olmadığı mahkemece tesbit edildiği takdirde, taşınmazın gerçek yüzölçümünün tapu siciline yazılmasına karar verilir.
Bu tür davalarda;
1-Taşınmazın yüzölçümü miktarının daha önce açılan bir dava sonucu değiştirilmiş olmaması,
2-Taşınmaz tapu kaydının tüm geldileri ile birlikte getirtilmesi, diğer bir anlatımla ilk tesis tapusu esas tutularak, tedavülleri ile birlikte uygulanarak, taşınmazın sınırlarının saptanması,
3- Taşınmazın Medeni Kanunun 719.maddesi uyarınca fenni esaslara uygun olarak düzenlenen, gerçek duruma ters düşmeyen bir haritasının mevcut olup olmadığının da araştırılması, geçerli bir harita varsa, tapunun kapsamına giren taşınmazın yüzölçümünün belirtilmesinde sınırlara değil haritaya itibar edilmesi,
4-Tapu kaydında okunan sınırların, değişken nitelikte olmaması, sınırların dağ, tepe gibi istikamet gösteren nitelikte olması halinde kayıtta yazılı
miktara değer verilmesi,
5-Komşu taşınmazlara ilişkin, tapu veya vergi kaydının bulunması halinde bu kayıtlar da uygulanarak, dava konusu taşınmazı ne şekilde okuduğunun saptanması,
6-Komşu taşınmaz maliklerinin dinlenmesi, bunun için, taşınmaz maliklerine davanın niteliğini açıklayan ve yargılamaya katılmadıkları takdirde, davacı ile aralarında sınır çekişmesi olmadığını kabul ettiklerini belirtir şekilde açıklamalı davetiye çıkarılması, gereklidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, dava dışı Salih Zeki Hanlı ile paylı olarak maliki bulunduğu 7.5.1993 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki taşınmazın gerçek miktarının 40.000 metrekare olmasına rağmen kayıtta 17.467 metrekare olarak yazılı olduğunu belirterek yüzölçümünün düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, taşınmaz malların yüzölçümü tapu sicilinde yazılı miktardan fazla olduğu hallerde bu fazlalığın bitişik araziye elatmaktan ileri gelmediği ve sınırlarında bir değişiklik olmadığı açıklanan ilkelerde gözetilerek saptandığı takdirde, taşınmazın gerçek yüzölçümünün tapu siciline yazılmasına karar verilir.
Belirtilen nedenle, yüzölçümünün düzeltilmesi istenilen taşınmaza sınır olan tüm taşınmazlara ait kayıtlar getirtilmeli, komşu tapu kayıtları varsa harita ve krokileri dava konusu kayıtlarla birlikte zemine uygulanarak uzman bilirkişilerden, keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki alınmalı, komşu taşınmaz maliklerine davanın niteliğini açıklayan ve yargılamaya katılmadıkları takdirde davacı ile sınır çekişmesi olmadığını kabul ettiklerini bildirir şekilde açıklamalı davetiye çıkartılmalıdır. Mahkemece yapılan keşifte komşu parsel kayıtları uygulaması bulunmadığı gibi bilirkişi raporu da yetersizdir. Belirtilen nedenle mahkemece, dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazlara ait tüm kayıtlar getirtilmeli, mahallinde yerel bilirkişi aracılığı ile uygulanmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, tapu malikleri ile kullanan kişiler arasındaki bağlantıda sağlandıktan sonra daha önce beyanı alınmayan veya meşruhatlı davetiye çıkartılmayan maliklere de meşruhatlı davetiye çıkartıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.9.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.