Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2022/12753 E. 2022/13099 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12753
KARAR NO : 2022/13099
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverenlikte grafiker olarak 12.05.2011-15.08.2011, 02.01.2013-26.07.2013 ve 22.11.2013-11.03.2014 tarihleri arasında 3 dönem çalıştıktan sonra … sözleşmesinin 11.03.2014 tarihinde işveren tarafından bildirimsiz olarak feshedildiğini, aylık 2.300,00 TL ücretle çalıştığını, ücretinin asgari ücret kısmının bankadan, geri kalanın elden ödendiğini belirterek ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve ulusal … ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının Özeti
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının istifa ederek işten ayrıldığını, bu nedenle ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını, hak etmiş olduğu tüm ücretlerin kendisine ödendiğini, bu ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını, davacının gerçek … ücretinin bankaya yatan ücret olan asgari geçim indirimi dâhil 936,96 TL olduğunu, sigorta primlerinin de bu ücret üzerinden yatırıldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanılan delillere ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının 1 yıl, 1 …, 15 gün hizmet süresinin bulunduğu, … sözleşmesinin ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin bunu ispatlayamadığı, bu nedenle davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma ve ulusal … ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını ispatladığı, ancak bu alacakların ödendiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin ise bunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozma ve Bozmadan sonraki Yargılama Süreci
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2020 tarihli ve 2016/28113 Esas, 2020/11372 Karar sayılı kararı ile;
“…Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanları doğrultusunda davacının tüm çalışma dönemine ilişkin fazla mesai ve ulusal … genel tatil ücreti alacağı hesaplanmış ve Mahkemece bu hesap doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de , tanıkların davacının çalıştığı tüm çalışma döneminde davalı … yerinde çalışmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları süreler ile bağlı kalınmak suretiyle davacının fazla çalışma ve ulusal … genel tatil alacağı konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmelidir. Zira tanıklar ancak kendi çalışma dönemlerindeki çalışma düzeni, ile ilgili bilgi sahibi olabilirler ve tanıklıklarına ancak kendi çalışma dönemleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir.
Ayrıca fazla mesai hesabı yapılırken, davacı tanık beyanları nazara alınarak, davacının 09.00-23.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilen günlerde ertesi gün saat 11.00’da işe başlangıç yaptığı kabul edilerek ile fazla mesai hesaplaması yapılmalıdır.
3-Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde davacı imzası ve fazla mesai ücretlerinin alındığı ibarelerini içeren bir kısım tediye makbuzlarının daha dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece dosyaya sunulan makbuzların içeriğine ve imzaya ilişkin davacının beyanı alınmalı ve eğer imzaların davacıya ait olduğuna kanaat getirilirse yapılan hesaplamalarda ilgili bedeller dikkate alınmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”.” gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak fazla çalışma ve ulusal … ve genel tatil ücreti yeniden belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 02.01.2013-21…..2013 tarihleri arasında 2 gün ulusal … ve genel tatil gününde çalışarak karşılığında brüt 195,07 TL almaya hak kazandığı, 01.01.2014-11.03.2014 tarihleri arasında ise 1 gün ulusal … ve genel tatil gününde çalışarak 107,00 TL almaya hak kazandığı tespit edilmiş ise de hesaplama kısmında toplama hatası yapılarak hak kazanılan ulusal … ve genel tatil ücretinin 302,07 TL yerine brüt 195,07 TL olarak yazılması ve bu şekliyle ulusal … ve genel tatil ücretine yönelik hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma sebebidir.
Ne var ki bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ :
Belirtilen sebeple; temyize konu kararın hüküm fıkrasının;
“139,46 TL … ulusal … ve genel tatil alacağından takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 97,62 TL nin dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile, davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklindeki 4 üncü paragrafı hükümden tamamen çıkarılarak yerine “216,30 TL … ulusal … ve genel tatil alacağından %30 oranında indirim yapılarak 151,40 TL’nin dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile, davalıdan alınıp davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılması,
“Alınması gereken 439,93 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 35,90 TL peşin harç ile ıslah dilekçesi ile alınan 236,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 271,90 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 168,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,” şeklindeki 5 inci paragrafın hükümden tamamen çıkarılarak yerine “Alınması gereken 443,61 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 35,90 TL peşin harç ile ıslah dilekçesi ile alınan 236,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 271,90 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 171,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,” rakam ve sözcüklerinin yazılması,
“Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 236,00 TL tamamlama harcı, 200,00 TL bilirkişi ücreti, 486,90 TL tebligat ve müzekkere gideri toplamı 984,00 TL yargılama giderinin davanın red kabul oranına göre 443,07 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,” şeklindeki 7 nci paragrafı hükümden tamamen çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 236,00 TL tamamlama harcı, 200,00 TL bilirkişi ücreti, 486,90 TL tebligat ve müzekkere gideri toplamı 984,00 TL yargılama giderinin davanın ret kabul oranına göre 447,32 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 25.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.