Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/4597 E. 2006/7463 K. 27.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4597
KARAR NO : 2006/7463
KARAR TARİHİ : 27.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.04.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 12.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve duruşmasız olarak davalı tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.06.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av…. , karşı taraftan davalı vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, iplik ve dokuma üretimi yapmak üzere davacıya tahsis edilen 717 parsel numaralı taşınmaza ilişkin yanlar arasında düzenlenen 19.02.1990 ve 27.06.1997 tarihli sözleşmelerin iptalinin yerinde olmadığı iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde ödenen bedelin, yatırım harcamalarının ve taşınmaz üzerine inşa edilen bina bedelinin Amerikan Doları olarak tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin dava, davacının sözleşme şartlarını süresinde yerine getirmediği gerekçesi ile, bedele yönelik dava ise taşınmazın davacı elinde bulunduğu, davalı tarafından açılmış bir dava bulunmadığı, bedele yönelik istemin her zaman dava konusu yapılabileceği gerekçeleri ile reddedilmiş olup, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Az yukarıda da açıklandığı üzere davacı, 19.02.1990 ve 27.06.1997 tarihli sözleşmelere dayanarak tapu iptali ve tescil, kademeli olarak da sözleşme nedeni ile davalıya ödenen bedelin, yatırım harcamalarının ve
taşınmazda inşa edilen yapı bedelinin tahsili isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, tescil isteğinin reddine dair verilen karar 1.bentte açıklanan nedenle yerindedir. Ancak, davacının kademeli isteminin reddine dair dayanılan gerekçe usul ve yasaya aykırıdır. Terditli (kademeli) davalar hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda bir hüküm yoktur. Ancak, gerek usul, gerekse dava ekonomisi ve gerekse yerleşmiş Yargıtay İçtihatları uyarınca terditli davalar uygulamamızda kabul görmektedir.
Terditli davada, davacı iki ayrı talepte bulunmakta olup, bu taleplerini kademeli (terditli) olarak yapar. Bir başka deyişle, istemlerden biri asıl, ikincisi ise yardımcı (terditli) taleptir. Davacı ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini, kabul edilmediği takdirde ise ikinci talebin incelenmesini istemektedir.
Belirtilen nedenle; terditli davada mahkeme, ilk önce asıl talep hakkında inceleme yapar, bunu yerinde bulursa yardımcı (terditli) talebin incelenmesine gerek kalmaz. Asıl talep yerinde bulunmaz ise o zaman yardımcı talebin incelenmesine geçilir.
Somut olayda da dava; kademeli olarak iki ayrı isteği kapsadığına, tescil isteği reddedilmiş bulunmasına göre bedel – tazminat isteğinin incelenerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gereklidir. Mahkemece bu hususun gözetilmeyerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının ise 1. ve 2. bent nedeniyle şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 450.00.YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 27.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.