Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/7842 E. 2022/19815 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7842
KARAR NO : 2022/19815
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : …

5271 sayılı CMK’nin “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251/1 maddesinde yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. 175. maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünü uygulayıp uygulamama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada her ne kadar duruşma açılıp Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü de alınmış ise de, hüküm kısmında sanık hakkında verilen hapis ve adli para cezaları üzerinden CMK’nin 251/3-son maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması sonucu mahkemece basit yargılama usulünün uygulandığı anlaşılmıştır.
CMK’nin 252/1 maddesi gereğince, basit yargılama usulü kapsamında verilen kararların temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan; sanığın temyiz talebinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile mercisinde incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 29.11.2022 tarihinde Başkan vekili …’ın temyiz yasa yolunun açık olduğu ve kararın esastan incelenmesi gerektiğine dair karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.

(K.O)

KARŞI OY

Dairemizin yukarıda tarih, esas ve karar numaraları belirtilen ilamındaki iade düşüncesine katılmıyorum.
UYUŞMAZLIK:
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık yerel mahkemece TCK’nin 155/1, 62 ve CMK’nin 251/3-son, TCK’nin 50, 52. Maddeleri uygulanmak suretiyle verilen mahkumiyet hükmünün temyiz yargı yoluna mı yoksa CMK’nin 267 ve devamı maddeleri uyarınca itiraz yargı yoluna mı tabi olduğuna ilişkindir.
YARGISAL SÜREÇ:
Sanık hakkında yukarıda tarih ve sayıları belirtilen mahkumiyet hükmü kurulurken aşamalarda yürürlüğe giren CMK’nin 251/3-son maddesi uyarınca sonuç cezadan 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece daha önce 21/05/2015 tarih 2014/473, 2015/269 K. Sayı ile sanığın TCK’nin 155/1, 62, 52/2. Maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve … ile cezalandırılması ilişkin hükmü Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 22/10/2020 tarih, 2018/3400 Es, 2020/10516 Kr. Sayılı ilamı ile aşamalarda yürürlüğe giren CMK’nin 253 ve 254. Maddeleri uyarınca uzlaşma işlemlerinin yerine getirilmesi gereğine işaretle bozulmuştur.
Bozma sonrası yerel mahkemece uzlaştırma işlemlerinin ikmaline çalışılmıştır. Ancak CMK’nin 251. Maddesi kapsamında basit yargılama usulüne geçildiğine dair herhangi bir ara kararı verilmemiştir.
Yerel mahkeme basit yargılama usulüne geçtiğine dair herhangi bir ara kararı kurmadan kamu davasını sonuçlandırmış ve incelemeye konu mahkumiyet hükmünü tesis etmiştir. Ancak basit yargılama usulüne geçmediği halde sanki basit yargılama usulü uygulanmışcasına CMK’nin 251/3-son maddesiyle sonuç cezadan indirim yapmıştır. Üstelik yasa yolunu da temyiz yolu olarak belirlemek suretiyle tefhim etmiştir.
SONUÇ:
Dolayısıyla CMK’nin 251/1 ve devamı maddelerinde öngörülen basit yargılama usulleri uygulanmaksızın hüküm tesis edildiğinde bunun temyiz yargı yoluna tabi olduğu kabulü gerekir. Sonuç cezadan CMK’nin 251/3-son maddesi uyarınca indirim yapılması hükmün şahsileştirilmesine ilişkin bir adli hatadan ibarettir. Hükmün Dairemizce temyiz incelemesine konu edilmesi görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun İade görüşüne katılmıyorum. 29.11.2022


11. Ceza Dairesi Üyesi