Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/1644 E. 2006/3246 K. 21.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1644
KARAR NO : 2006/3246
KARAR TARİHİ : 21.03.2006

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 5.8.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 20.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, kendileri adına tapuda kayıtlı olan 1109 ve 1110 parsellerin ev ve müştemilat olarak kullanıldığını, bu parsellerin yol bitişiğini oluşturan yerlerin kadastro sırasında yol boşluğu olarak bırakılmış bulunduğunu, parsellerinin doğu bölümünün açıklanan nitelikte olmasından ötürü 1109 ve 1110 parsel üzerine yaptıkları binaların doğu yönlerinden giriş ve yine bu yöne gelecek şekilde pencere açıldığını, bu biçimde kullanırlarken köy muhtarlığının aldığı bir kararla yol ve yol boşluğu olan bütün alanın çocuk bahçesi ve parkı haline getirilmesinden ötürü evlerinin doğu girişini kullanamadıklarını ileri sürerek kendilerinin zararına oluşturulmuş kullanım biçimine son verilmesini istemişlerdir.Mahkemece, davaya konu edilen yol ve yol boşluğunun köy karar defterine geçirilmek suretiyle kullanım biçimi belirlenmiş olduğuna göre, ihtiyar heyetinin yaptığı işlemin idari … olduğu kabul edilerek, davanın idari yargı yerinde açılması gerektiği vurgulanarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi içerisinde vurgulanan maddi olaylar yukarıda açıklandığı gibidir. Bu taleplerin içerisinde kal’in, diğer bir anlatımla çocuk parkı için yapılanların kaldırılması isteminin bulunması işin idari nitelikte olduğunu göstermez. Davada amaçlanan; yol ve yol boşluğu bölümlerinin önceki hali ile korunması istenilmiş bulunduğundan, dava kısmen komşuluk hukukuna ilişkin olup Türk medeni Kanunun 737 ve devamı maddeleri içerisinde mütalaa edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yargı yerinde yanılgıya düşülerek görevsizlik kararı verilmesi yasaya aykırı olmuştur. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.