YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1794
KARAR NO : 2007/2560
KARAR TARİHİ : 02.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Hakimliği
Davacı … vd. vekili Avukat ….,arafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 11.5.2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar …yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 23.5.2005 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde husumet yöneltilirken, davalılar … ile ilgili olarak “kendilerine asaleten ve çocuklarına velayeten” sözcükleri yazılmıştır. Mahkemece, çocuklara karşı açılan davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, aile reisi olan davalılara yönelik davalar ise reddedilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Fiil ehliyetine sahip bulunmayan küçükler tarafından haksız eylem işlenmesi durumunda sorumluluk iki çeşittir. Haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi durumunda husumet, BK.nun 41. maddesi gereğince haksız eylemin faili olan küçüğe yöneltilir. Böyle bir davada küçüğün yaşı nedeniyle taraf ehliyeti bulunmadığından onu kanuni temsilcisi olan velisi temsil eder. Burada veli, davalı durumunda bulunmayıp, temsilci durumundadır. Davalı olan sadece çocuktur ve tazminat çocuğun malvarlığından tahsil edilecektir. Aynı olaydan kaynaklanan diğer sorumluluk ise, aile reisinin sorumluluğudur. MK.nun 369. maddesinde düzenlenen bu sorumlulukta aile reisi, küçüğün haksız eylemi nedeniyle zarar görene karşı sorumlu olmaktadır. Böyle bir davada ise, davalı durumunda olan aile başkanıdır ve tazminat aile başkanının malvarlığından tahsil edilecektir. Açıklanan her iki sorumluluk, birbirinden farklı hukuki nedenlere dayanmaktadır. Haksız eylemden zarar gören kişi, her iki sorumluluk nedenine dayanarak bu davaları birlikte açabilir. Nitekim davacı da, dava dilekçesinde küçükleri haksız eylem faili olarak, babalarını da aile reisi olarak dava ettiğini açıklamıştır.
Şu durumda davalıların aile başkanı sıfatıyla sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken onlar yönünden davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 2.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.