Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2005/11045 E. 2006/494 K. 31.01.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11045
KARAR NO : 2006/494
KARAR TARİHİ : 31.01.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.7.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalılar ile elbirliği mülkiyeti halinde malik oldukları 738 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada kendilerinin rızasını almadan bir takım ilave ve değişiklikler yapmak suretiyle elattıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve ilave ve değişikliklerin kaldırılmak suretiyle binanın eski hale getirilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Elbirliği mülkiyeti hükümlerinin düzenlendiği Medeni Kanunun 702 maddesinde “Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.” hükmü öngörülmüştür.
Yukarıda anılan madde uyarınca kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekir. Ancak, istisnaen gecikmesinde zarar umulan hallerde ortaklardan her biri tek başına hareket edebilir.Eldeki davada da, yargılamalar sırasında alınan bilirkişi raporundan davalılar tarafından yapılan tadilat ve tamiratların binanın korunmasına ve kullanımının ihtiyaçlara elverişli hale getirmesi amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalıların yaptığı tamirat ve tadilatlar taşınmazın korunması amacına yönelik olup, gecikmesi halinde zarar oluşturabilecek hallerden olduğu ve yukarıda sözü edilen ve oybirliği gerektiren tasarruf işlemlerinden olmadığı gözetilerek davanın reddi yerine davalıların taşınmazın tamamından el çekmelerini gerektirecek şekilde istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 31.1.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.