YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3140
KARAR NO : 2006/4263
KARAR TARİHİ : 11.04.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 328 parsel sayılı taşınmazda muris babasının Yağcı olan soyadının “… ” olarak düzeltilmesini istemiş,mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu 328 parsele ait tapulama tutanağının tasarruf sebebi incelendiğinde tapusuz olan taşınmazın … oğlu …’den evlatları … ve kızı …’nın oğulları … oğulları … ve … ’ya kaldığı anlaşılmaktadır. Bu tesbite fethi İşbitiren2in itirazı üzerine kadastro Mahkemesinin 16.5.1956 tarihinde verdiği kararla bu kez taşınmaz tesbit gibi … oğlu … Bağcı ve müşterekleri adına tescil edilmiştir.Bu dayanak kayıtlarda
… oğlu …’in anne adı … iken ,düzeltilmesi istenen … oğlu …’ın nüfus kaydında anne adı …’ dir.Bu farklılığın nedeni araştırılmamıştır. Davacının murisi … oğlu …’ın dosya içindeki nüfus kaydı incelendiğinde; şimdiki nüfus kaydına naklen geldiği anlaşılmaktadır. Tüm bu delillerden yola çıkarak yapılan düzeltme işleminde herhangi bir mülkiyet nakline yol açmamak için, yukarıda genel olarak belirtilen ilkeler doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda tapu maliki
ile davacı murisinin aynı şahıs olduğu konusu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. Bunun için, tapu maliki ile murisin anne adı ve soyadı farklılığının nedeni araştırılmalı, murisin naklen geldiği nüfus kaydı ve yine muris …’in annesine ait anne, baba, kardeşleri ve çocuklarını de gösterir aile nüfus kaydı getirtilmelidir. Gerekir ise tapuda muris ile müşterek malik olan kişiler (ölmüş ise mirasçıları) dinlenmeli, çelişkiler giderilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verilmesi doğru görülmediğinden hüküm bu nenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 11.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.