YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7795
KARAR NO : 2006/9357
KARAR TARİHİ : 18.09.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.4.2003 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve sözleşmeye aykırı kullanılan yolun kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 1.4.2004 tarih 2 sıra nolu tapu ile malik bulundukları taşınmazdan 10.4.2001 günlü sözleşme ile davalıya yol verdiklerini, ancak davalının sözleşmeye aykırı biçimde yolu sürekli olarak yükseltip betonlayarak mülkiyet haklarını zedelediklerini bu arada evlerine giriş yapamaz hale geldiğini iddia ederek, davalının tapulu taşınmaza vaki müdahalesinin men’i ile yolun kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, nizalı yolun kadimden beri kullanılan bir yol olduğunu, sözleşme ile ihdas edilmediğini, sözleşme ile yalnızca kullanım biçiminin düzenlendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkeme davayı reddetmiştir.
Hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve sözleşme ile oluşturulan yolun sözleşmeye aykırı olarak kullanılması nedeniyle kaldırılması istemine ilişkindir.
Taraflar tapulu taşınmazda paylı mülkiyet esasına göre maliktir. Her iki tarafın da taşınmaz üzerinde yaptıkları ve ayrı ayrı tasarruf ettikleri evleri bulunmaktadır. Taşınmazın batı kesimine yakın olan yapı davacılara, doğu kesimine yakın olan evde davalılara aittir. Anayol taşınmazın batısında
yeralmakta olup taraf evlerine araçla ulaşım bu yoldan sağlanmakta olduğundan, her iki eve de araçla geçişi sağlayan geçici bir yol ortak taşınmaz üzerinde olacak biçimde sözleşme ile belirlenmiştir. Mülkiyette pay durumu bozulmamak üzere paydaşların bu tür kullanım biçimi belirlemelerinde yasal bir sakınca yoktur. Bu nedenle sözleşmede nitelikleri belirtilen bir yolun davalı tarafca yapılması ne kadar bir hak ise de, bu yolun kendi mülkiyet hakkını bozacak, daraltacak, ya da zorlaştıracak şekilde kullanılmamasını istemek de davacının hakkıdır. Fen bilirkişisi …’ın 13.5.2005 günlü harita ve raporunda yolun sözleşmeye aykırı bir biçimde yükseltildiği belirlenmiş olup, bu husus inşaatçı bilirkişi … tarafından düzenlenen 17.5.2005 günlü rapora ve krokiye de yansımıştır. Sözleşmeye aykırı olduğu gibi, davacının evinin önüne araçlı ulaşımı imkansız hale getirdiği anlaşılan yol inşası, bir hakkın taşkın kullanımını ortaya koyduğundan, sözleşmenin belirlediği zemin durumuna uygun hale gelinceye kadar, yükseklik oluşturan yol bölümü için infaza olanaklı şekilde davanın kabulüne karar verilecek yerde, hukuki yarar bulunmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 18.9.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.