Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2005/10091 E. 2006/3931 K. 04.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/10091
KARAR NO : 2006/3931
KARAR TARİHİ : 04.04.2006

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.3.2005 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin (iptali) kaldırılması istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 5.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 4.4.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … ve vekili Av.. ile karşı taraftan davalılar vekili Av.. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
İpotek, kişisel bir alacağı temin etmek için kurulan ve kıymetli evraka bağlanmayan bir rehin hakkıdır. İpotek, alacağa bağlı fer’i bir sınırlı ayni hak olup, eğer mevcut bir alacak için kurulmuşsa, alacağın geçerli olması gerekir. Alacak doğmamışsa, hukuki nedeni dolayısıyla batılsa (BK.19/II, 20/I) ipotek tescil edilse de hüküm ifade etmez, paraya çevirme yetkisi vermez, buna mukabil, ipoteğin tescil edilmiş olması da alacağın geçerli olarak varlığına bir karine teşkil etmez. Yani ipotek ancak geçerli bir alacağı temin etmek üzere kurulabilir. (Prof Dr…. T.Gürsoy, Prof Dr. Fikret Eren, Prof Dr.Erol Cansel, Türk Eşya Hukuku s.1100 … 1978)Anlatılanlar ışığında somut olaya gelince;Davacı, davalılardan . ile oğlu … … ve dava dışı .arasında düzenlenen 25.7.2003 ve 7.8.2004 tarihli protokoller uyarınca, .adına kayıtlı bulunan 2261 ve 2626 parsel numaralı taşınmazlar üzerine bina inşa edilmesine karar verildiğini, bunun için öncelikle davalının taşınmazları … …’e devredeceği, …’nin de bina için gerekli her türlü gideri üstleneceğinin kararlaştırıldığını, protokoller uyarınca … ve Kendisinin davalıya para gönderdiğini ancak binanın gönderilen para ile orantılı olarak inşa edilmemesi nedeniyle aralarında muaraza çıktığını, .’in başlanğıçta devri yapılmayan 2626 parselin devrini yapamayacağı tehdidi, devir için para isteminde bulunması ve görüşmeleri sırasında arabulucu olarak bulunan yöre büyüklerinin de etkisi ile yaratılan muzayaka sonunda, gerçekte herhangi borç para olmamasına rağmen davaya konu ipoteğin tesis edilmiş olduğunu belirterek, ipoteğin iptali isteminde bulunmuştur.Davalılar, ipoteğin taraflar arasındaki … ilişkisi nedeniyle davacı yerine yapılan ödemeler ve tapu devri nedeniyle alacaklı oldukları miktarın teminatı olarak düzenlendiğini, 25.2.2005 tarihli resmi senet içeriğine göre de ipoteğin, davacının davalı .tan aldığı 500.000 YTL nedeniyle tesis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, teminat amaçlı olarak konulan ipoteğin ancak sözleşmenin ifa ve tasfiyesi halinde istenebileceği, davacının ikrah ve gabin iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.Az yukarıda da açıklandığı üzere; bir alacağı temin etmek üzere konulan ipotek, alacağın varlığını belgelemez. Alacak, ipotekten bağımsızdır. Alacağın doğumu, muaccel olması veya son bulması kendi özel kurallarına tabidir. Başka bir deyişle, kendisini temin etmek için bir ipotek kurulmasaydı, hangi sözleşme ve kanun hükümlerine tabi olacak idi ise, ipotekle temin edildikten sonra da (zamanaşımı hariç) aynı hükümlere bağlı kalır. Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından alacaklıya verilen onaylı ipotek belgesi alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamaz. Bu belge kıymetli evrak niteliğini taşımaz. Sadece taraflar arasındaki bir alacak ilişkisini, dolayısıyla alacaklı lehine bir ipotek kurulduğunu belgeler. İpotek, alacağın bir fer’i olduğu için alacakla birlikte doğar ve onunla birlikte son bulur. Somut olayda da; davalı .lehine konulan 25.2.2005 tarihli ipoteğin, davacının davalıdan almış olduğu, 500.000 YTL nedeniyle konulduğu, davacının resmi senet ile sabit olan borcundan dolayı ipoteğin kaldırılmasını isteyemeyeceği iddia edilmiş ise de; davalılar 5.7.2005 tarihli duruşma zaptına geçen beyanlarında, resmi senette belirtilen 500.000 YTL.nin verilmediğini söylemişlerdir. Bilindiği gibi, duruşma tutanakları sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olup, zapta geçen beyanın yanlış olduğu ileri sürülemez. Bu beyan davalıyı bağlar.Tüm bu anlatımlar ve dosya kapsamı ile ipotek senedinin dayanağını oluşturan karz ilişkisinin bulunmadığı sabit olup, ipoteğin, ancak geçerli bir alacağın teminatı altına alması mümkün olabileceğinden, davanın kabulü
yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 450 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.