YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6337
KARAR NO : 2006/9367
KARAR TARİHİ : 18.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.10.2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava düzenlemesi Borçlar Kanununun 270 ve devamı maddelerinde yapılan Hasılat Kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece istek reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki süresi 5 yıl olan 1.3.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 1.3.2006 tarihinde bitmektedir. Dava sözleşme süresinin bitmesinden önce 21.10.2002 tarihinde açılmıştır. Kiralanan hasılat kira sözleşmesine konu otel işletmesidir. Anılan işletmenin yetkili mercii olan belediyeden alınacak çalışma ruhsatı ile faaliyete geçebileceği tartışmasızdır. İşletmenin kira sözleşmesinin yapıldığı 1.3.2001 tarihinde çalışma ruhsatı bulunmadığı bu ruhsatın daha sonra pansiyon işletmeciliği için sağlanabilindi ise de davacının ruhsat kapsamı dışına çıktığının saptanması üzerine davalılara ait 1 ve 2 parseller üzerine kurulan otel işletmesine ait yapıların 22.11.2004 tarihinde yıkıldığı anlaşılmaktadır. Otel işletmesinin bir ticari işletme olduğunda şüphe yoktur. Bu açıdan tacir olan davacının basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi, çalıştırma ruhsatı bulunmayan yerde faaliyet göstermemesi, Borçlar Kanununun 272. maddesinin yaptığı göndermeye dayanarak anılan yasanın 249. maddesi hükmünce sözleşmenin feshini istemesi gerekmektedir. Davacı kiracı bütün bunları yapmamış, işletmeyi çalıştırma ruhsatı olmaksızın kullanmaya devam etmiştir. Borçlar Kanununun 274. maddesine göre kiracı kendi kusuruyla kiralanandan
sözleşmedeki amacına uygun yararlanamıyorsa kendisinin sebebiyet verdiği durumdan yararına sonuç elde edemez. Mahkemenin bu durumları gözeterek davayı reddetmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur.
Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 18.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.