YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14526
KARAR NO : 2007/15509
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.12.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.7.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 72 m2 yüzölçümündeki 329 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 47 m2.lik kısmının kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı iddiasına dayalı elatmanın önlemesi ve yapının kal’i istemine ilişindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu bilirkişilerin kıyı-kenar çizgisi kapsamında kaldığını saptadığı 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 12.50 m2 lik ve (B) harfi ile gösterilen 18 m2’lik kısımlarına davalının duvar çekmek, balkon ve teras olarak kullanmak suretiyle yaptığı müdahalenin kal suretiyle menine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ve davalı temyiz etmiştir.
1-Çekişme konusu 72 m2 yüzölçümündeki 329 ada 1 parsel sayılı taşınmaz çapa bağlı ve tapuda davalı adına kayıtlıdır. Değişik bir ifadeyle davalı 329 ada 1 parselin kayden malikidir. Anayasanın 35. ve Türk Medeni Kanununun 683. madde hükümleri uyarınca bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Mülkiyet hakkı üzerine sınırlama ancak toplum yararına ve kanunla getirilebilir. Tapu kütüğünde bağımsız bir hak olarak davalı adına olan mülkiyet hakkının iptali sağlanmadan, davalının taşınmazı kullanma ve yararlanma hakkına sınırlama getirilemez. Kısaca kamu yararı amacıyla da olsa mülkiyet hakkında kısıtlama sonucu doğuracak davanın «elatmanın önlenmesi» davası değil, «tapu iptali ve tescil» davası
şeklinde açılması gerekir. Her ne kadar bu hususa Dairemiz bozma kararında değinilmemiş ise de, maddi hatadan kaynaklanan olgu davacı yararına usulü kazanılmış hak sağlamaz. Davanın ileri sürülüş biçimi ve açıklanan bu haliyle reddi yerine, istem yazılı olduğu şekilde hüküm altına alındığından, karar bozulmalıdır.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davacı Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, hükmün 2. bent uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.