Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12790 E. 2007/15541 K. 06.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12790
KARAR NO : 2007/15541
KARAR TARİHİ : 06.12.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.3.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılardan … ve … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün yüklenicilerden Yalçın”ın temliki sonucu kazanılan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri taraflarına karşılıklı hak ve borç yükler. Bu sözleşmelerde yüklenicinin temel borcu, eseri (binayı) sözleşmeye, fen kurallarına ve amacına uygun imal etmek bu nitelikte bir binayı meydana getirerek arsa sahibine teslim etmektir. Sözleşmedeki edimlerini yerine getiren yüklenici bir bakıma sözleşmenin bedeli olan arsa payı devrini doğrudan arsa sahiplerinden isteyebileceği gibi kazandığı şahsi hakkını Borçlar Kanununun 162. maddesine dayanarak üçüncü kişilere de yazılı olmak koşulu ile devir ve temlik edebilir. Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişiler bu hakkını arsa sahibine karşı ileri sürebilir.
Somut olayda, 8.4.2004 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin yüklenici tarafı …, … ve … ”dan ibaret adi ortaklıktır. Borçlar Kanununun 525. maddesine göre sözleşme veya adi
ortaklar arasında alınan bir kararla münhasıran ortaklardan birine veya birkaçına üçüncü kişilere karşı şirket temsil yetkisi verilmemişse adi ortaklığın idaresi bütün ortaklara aittir. Diğer yandan, adi ortaklardan hiçbiri kendi hesabına şirketin amacına aykırı işlem yapamaz. Yasanın 533. maddesi hükmüne göre de, şirket hesabına ve kendi namına bir üçüncü şahıs ile işlem yapan ortak bu üçüncü kişiye karşı yalnız kendi alacaklı ve borçlu olur. Olayımızda sadece adi ortaklığın ortaklarından Yalçın 10.2.2006 tarihli temlik sözleşmesi ile davacıya 3 numaralı dava konusu bağımsız bölümü devrettiğinden Yalçın”ın bu işlemi adi ortaklığı bağlamaz ve sadece kendisini alacaklı ve borçlu yapar. Böyle olunca, mahkemece isabetle vurgulandığı üzere davacı adi ortaklığın ortaklarından Yalçın”ın yaptığı temlike dayanarak tescil talebinde bulunamaz. Davanın açıklanan nedenle reddi usul ve yasaya uygundur.
Diğer yandan, davalı arsa sahiplerine ait arazi üzerinde sözleşmeye, fen kurallarına ve amacına uygun imal edilen bir bina olmadığı 13.11.2006 tarihinde yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporu ile belirgindir. Dolayısıyla, yüklenicilerin bu aşamada arsa sahiplerine karşı şahsi hak kazandığından söz etme olanağı da yoktur. Nitekim arsa sahibi olan davalılar 15.11.2006 tarihli ihtarlarında sözleşmeyi fesih ettiklerini, yüklenicilere ihbar etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının şahsi hakkın temlikine dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddedilmiş olmasında yasaya aykırılık görülmediğinden davacının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Arsa sahibi davalılar İnci ve Ayla vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
10.2.2006 tarihli alacağın temliki sözleşmesinde çekişme konusu 3 numaralı bağımsız bölümün satış bedeli 280.000 YTL olarak yazılmıştır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23. maddesi hükmünce tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak her türlü dava harçtan muaf ise de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. kısım 2. bölüm 8. maddesi gereğince Tüketici Mahkemelerinde takip edilen davalarda müddeabihin 1500 YTL yi geçmesi halinde avukatlık ücretinin, tarifenin 3. kısmına göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece vurgulanan saptama bir yana bırakılarak davalı vekili yararına maktu vekalet ücretinin takdiri doğru olmadığından karar, temyiz eden davalılar yararına bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca temyiz eden İnci ve Ayla yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 6.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.