YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2666
KARAR NO : 2006/4014
KARAR TARİHİ : 05.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.4.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i ve kal, birleşen dosya ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen 22.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 6.11.2003 tarihli dilekçesinde davalı evinin köy boşluğuna taştığını, müdahalesinin men’i ile bu kısmın kal’ini karşı davacı … ise dava konusu yerin adına tescilini istemiş, mahkemece karşı davanın reddine elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmiş, elatmanın önlnemsine yönelik kararın kal’ide kapsadığı gerekçesi ile, kal talebi hakkında açıkça hüküm kurulmamıştır.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, davalı-karşı davacı …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı Hazine vekilinin temyizine gelince;
Yapılan keşif, yerel bilirkişilerin beyanları, 10.5.2004 ve 10.6.2005 tarihli bilirkişi raporlarından, davalı evinin kadastro paftasına göre yol olarak görülen yere 71.88 metrekare tecavüzlü olduğu sabit olup bu husus mahkemenin de kabulündedir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16.maddesi hükmünce yollar ya tahsis suretiyle veya kadimden beri kamunun yararlanmasına terkedilen taşınmazlar olup, bu tür yerler amacı dışında kullanılamaz ve özel mülkiyete konu olamazlar. Mülkiyet hakkının kullanılmasında yasaya aykırı hareket eden malike karşı Türk Medeni Kanununun 730. maddesi uyarınca zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse durumun eksi hale getirilmesi, tehlikenin ve uğranılan zararın giderilmesi için dava açabilir. Davacı Hazine de mülkiyet sahibinin kanunen yararlanmasına terk edilen yola elatmasının önlenmesi ile birlikte taşkın yapının
yıkılmasını istemektedir. Yıkım davaları Türk Medeni Kanunun 722.maddesine göre çözüme kavuşturulmaktadır. Yasa da yapının sökülüp kaldırılması şeklinde ifade kullanılmıştır. Yıkım, elatmanın önlenmesinden bağımsız ve ona ilave olarak istenebilecek haklardan olup, mahkemece bu istem hakkında da açıkça bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 bentte açıklanan nedenle, davalı-karşı davacı …’ın temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 5.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.